“””Söz niyetin delilidir”””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya

“””Söz niyetin delilidir”””

Ağızdan çıkan kelimeler çok önemlidir. Gözündeki bakışından, hareketindeki tavrından içinde ne sakladığın ortaya çıkar. Kalp ehli bunu anlar. Fakat direk sana hitap ederek değil genel anlatımlarla sohbet ederek sana doğru yolu göstermeye çalışır. Ama kendini tutamayıp ağzından çıkartırsan içinde sakladığını, delil olarak sunmuş olursun. İyi ise iyi, kötüyse kötü. Söz ağzından çıkana kadar insanın aleyhine sunulacak bir delil yoktur. Tabi bu kalp ehlini bağlayan bir şey değil. Neticede hastalık içinde var ise insanın onu orada saklaması da çok doğru bir şey değil. Dışarıya çıkardığın zaman içteki o hastalığın kapsamlı bir tedavi vaktinin gelmiş olduğunu göstermiş olursun.
Herkes konuştuğu söz ile nerede durduğunu beyan eder. Asıl itibariyle hangi makamda, hangi mevkide olduğunu. Fakat kimileri göz boyayarak kendini ve etrafındakileri kandırır, büyük laflar ederek büyük insan olduğunu kanıtlamaya çalışır. Cahilleri inandırır ama bilmez ehli olanın yanında ettiği büyük laflar karıncanın “ben bir aslanım, isterseniz kükrerim” demesiyle aynıdır. Dağları taşırım der bazıları. Dağları bu hayvansal bedenin kuvveti ile kim taşıyabilir ki. Hayber’in kalesinin kapısını koparan Hazreti Ali o kapıyı beden kuvvetiyle mi kopardı. Hem ruhaniyetini güçlendirme yoluna girmeyeceksin hem de aciz bedeninle ruhaniyet sahiplerinin kuvvetini iddia edeceksin. Ne olur senin halin? Altında kalır ezilirsin, iddia ettiğin her sahte, her tutarsız sözün altında ezilirsin.
Demek ki ağızdan çıkan söz kalbin ne halde olduğunu en açık şekilde beyan eden bir belgedir. Kalp nerelerde geziyor, ne haller ile bezeniyor. İnsanın kıymeti içinde sakladığı niyetin yüceliğinde yatar. Yoldaki bir taşı; hoşuma gitmedi diye kenara almak var, bir insana zarar vermesin diye kenara almak var. İki düşüncenin sahibi de bir birinden çok farklı. Niyetini açıklarken söylediğin söz ise bu farkın açık delilidir.
Bir gün Resülü Ekrem s.a.v. cihad için maddi ihtiyaç olduğunu beyan eyledi. O gün Hazreti Ömer r.a. malının yarısını getirip: “Bu sefer Ebu Bekir’i geçeceğim” demişti. Resülü Ekrem s.a.v.’in huzurunda otururken Efendimiz Hazreti Ömer r.a.’a sordu:
-Ne kadar sadaka verdin? Hazreti Ömer r.a.:
-Malımın yarısını Ya Resülellah dedi. Resülü Ekrem s.a.v.
-Ehline ailene ne bıraktın diye sordu. Hazreti Ömer:
-Malımın yarısını da ehlim için bıraktım dedi. Sonra Efendimiz s.a.v hazreti Ebu Bekir’e:
-Sen ne kadar sadaka verdin? diye sordu. Hazreti Ebu Bekir r.a.:
-Malımın hepsini verdim Ya Resülellah dedi. Resülü Ekrem s.a.v.
-Ehline ailene ne bıraktın peki dedi. Hazreti Ebu Bekir r.a.:
-ALLAH ve RESÜLÜNÜ bıraktım dedi. Bunun üzerini Peygamberler şahı:
-Aranızdaki fark; kelimelerinizin arasındaki fark kadardır. diye buyurdu. Yani ikinizin kalbi derecesindeki fark şu verdiğiniz cevabın, içinizde beslediğiniz niyetin senedi olarak dudaklarınızdan dökülen sözler kadardır.
Söz kalbin durumunu da bulunduğu makamı da açık beyan eden bir senettir. Bu olay bunun en güzel delili. Hazreti Ömer r.a. Hazreti Ebu Bekir r.a.’ı geçmeyeceğini anladığı zaman Allah’ın halifesi olmuştur. Onun için Kendi halifeliği döneminde kendini övüp Hazreti Ebu Bekir’den hiç bahsetmeyen bir vaizi şikayet edene “Ebu Bekir’in iki günü olsaydım” diye temennisini beyan etmiştir.
İçin dışın bir olsun. Süslü sözlerle ne kendini ne de başkasını kandırma. Kalbinde pişen aşı sofraya koyunca; nerede eksik nerede tamam olduğunu beyan edeni herkesten daha çok sevmelisin. Çünkü onun telkinleri seni en güzel hale getirmek içindir. Sana “bu düşüncen kibirdir” dediği zaman acı bir ilaç gibi onu da iç. Telkini acı geldi diye, nefsinin ağırına gitti diye acı ilacı içmek istemeyen çocuk gibi mızmızlanma. O içteki kötü hastalıkların seni götüreceği kötü noktalar, o ilaçlardan çok çok daha acıdır. Kelimeni seçte konuş. Az konuşursan kendine daha faydalı olursun. Çok konuşup ne kadar süslesen de kelimelerini, ehli olanın karşısında ancak kendini kandırırsın. Usta hekimin karşısında bütün hastalık emarelerini taşıyıp “çok sağlıklıyım” diyen hastaya döner işin. Evet ya içimizdeki bütün çirkeflerden kurtulalım ya da kurtarma yolunu anlatıp öğretenlerin ikazlarına uyalım. Yoksa kişi asıl itibarı ile sadece kendini kandırır. Başkasını değil. Bu hareketinin onu getireceği kötü noktaların acısını da kendisi katlanır.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla