“”” Hakikat aynası “””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya

“”” Hakikat aynası “””

Dervişlik nedir bilmezler. Utanmazlar, bilmediklerine de bilmiyorum diyemezler. “Neden şeyhine bakarsın hep. Neden araya şeyhini koyarsın.” Hey gidi bre cahil sorarım sana; sabah yataktan kalkıp hiç aynaya bakmadan işe gider misin? Misafirin gelse sabah erkenden hiç kendine çeki düzen vermeden onu içeri buyur eder misin? İnsanların önüne üstü başı dağınık, saçı sakalı birbirine karışmış şekilde çıkmak ayıptır. Bu ayıbı işlememek için aynaya bakıp kendini düzenler insan. Rabbin ise dışından çok içine bakar senin. İçinde ne var ne yok? Yanlış işlerle mi dolu ya da güzel şeyler var ama darma dağınık mı? Hakk’ın noktayı nazarı burasıdır. Yoksa şeytanı şeytan yapan dış görünüşündeki çirkinlik değildi. Durum böyle ise söyle şimdi, dünyadaki hangi aynaya bakıpta içindeki dağınıklığı görecen. Hangi ayna sana içinde olmaması gerekeni gösterir. Hangi ayna eksik olanları tamamla diye ikaz verir.
Şeyh denilen zat Allah’ın yeryüzüne koyduğu, kuluna oradan tamamen hakikati sunduğu manevi bir aynadır. Ona bakar kendi içini görürsün. İçindeki kiri, eksiği giderip tertemiz bir şekilde Hakk’a yürürsün.
-Nasıl oluyor bu görüş?
İçindeki o mübarek zata karşı olan bütün şüphe bulutlarını dağıtırda onun Hakk’ın halifesi olduğuna inanırsan o zaman o zata değişik bir gözle bakmaya başlarsın. Onun her harika hali sana ayna olur. Sende olması gerekip olmayanları, olmaması gerekipte içinde mekan tutanları teker teker görmeye başlarsın. Sonra normal aynaya bakınca dışını düzelttiğin gibi bu aynaya bakarak içini düzeltmeye başlarsın. Yok ben aynaları sevmem dersen aynadan kurtuluş yok bilesin. Hakk’ın aynasına bakmayan şeytanın aynasına bakar. Şeytanın en baştaki oyunu ise karşına seni olduğundan çok büyük ve harika gösteren bir ayna koymasıdır. Bak der bak! sen ne güzel insansın, falanca namaz kılmaz sen kılarsın, falanca zekat vermez sen verirsin, falanca da hiç şefkat yok bak sen ne kadar şefkatlisin. İçinin hoşluğu dışına vurmuş bak sen ne kadar güzelsin. Böyle kal, böyle devam et. Öyle devam edersen yerinde sayar sonra da yoldan kayarsın. Kendini beğenir, iyi biri olduğuna inanır, Hakk’a yakın olduğunu sanır halbuki ondan devamlı uzaklaşırsın. Yerinde saymak yok çünkü islamda. “İki günü aynı olan ziyanda” diye buyurdu Şah-ı Rusul. Hakikat aynasına bakınca; namaz kıldım ama huşusu eksik, zikir yaptım ama huzuru eksik der insan. Hep kendini eksik ve aciz görür, Rabbimizin azametine karşı bizim yaptıklarımız hep eksik. Böyle bir kalbi kendine çeker Hakk. Şeytanın eline bırakmaz.
Şimdi bu hakikat aynasından kaçmakta nedir söyle! Aynaya bakmak seni neden rahatsız eder. Çirkin misin? Ya da eksik mi? Düzelmekten mi korkun? İyi düşün de kendine gel. Bırak artık şeytanın aynasına bakıp kendini bir şey sanmayı. Acizliğinin ve eksikliğinin farkına var.
Arkadaşının güzelliğini kıskanan bir geç kız, kilo almaya müsait güzel kız arkadaşına zayıf gösteren bir ayna almış. Güzel kız aynaya baktıkça kendini fazla zayıf görüyor biraz daha kilo almam lazım deyip yedikçe yiyormuş. Ara ara kendini yoklayınca “kilolu gibiyim sanki” deyip sonra aynanın karşısına geçip “yok yahu kilolu olsam aynada gözükür” diyormuş. Bir gün bir arkadaşı gelmişte ona “çok kilo almışsın hemen perhiz yap! kaldır turşuları, bu hamur işleri de ne” deyip kızmış ona. Oda inatla ona “abartıyorsun elbisemden öyle gözüküyor yoksa kilolu değilim, her gün aynaya bakıyorum ben” demiş. Elbiselerinin de daralmasına “yıkanınca çekmiştir” diye bahane bulan bu genç güzel kız, bir gün komşuların ısrarı ile bir davete katılmış. Herkesin kilosundan dolayı dalga geçer bir tarzda gülmesinden sıkılan kız “bunların hepsi benim güzelliğimi kıskanıyor” diyerek oradan gitmeye tam karar verdiğinde çıkıştaki her şeyi normal ölçülerde gösteren bir ayna da kendini görmüş. Eyvah demiş eyvah. Bu ben miyim, bu ne haldir, kilo almışım sanki normal yaşımın iki katına varmışım. Ben evimdeki aynadaki yanlış görüntüye kanmışım. O beni uyaran arkadaşım doğru söylemiş meğer. Meğer aynayı getirende imiş tehlike. Beni bozmak için etmiş aynayı bana hediye. Neyse vakit geç değil. Şükür ki iş işten geçmeden hakikati bu ayna da gördüm. O evimdeki aynayı da kırdım gömdüm.
İşte hakikat aynasından uzak kalan, bozuk aynalardaki sahte görüntülere kanan her kulun hali böyle. Gelen ikazlara uyarılara sırtını dönüp hep bir kılıf bulur. Çünkü şeytan en yakın dostudur. Fakat daha vahim olan durum şu ki, hakikat aynasından uzak kalanlar bedenine değil ruhuna zarar verir. Çünkü şeytanın aynası içinde olan kibri, riyayı sana en ulu haslet olarak gösterir. En yüce makama erdiğini sanırken takdirin cilveleri ansızın hakikat aynası önüne çıkıverir de oradan gerçek haline, kendine bakarsın ki bataklığın dibinde olduğunu anlarsın.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla