“””Allah’ın intikamı”””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya

“””Allah’ın intikamı”””

Yedi kat göğün hakanının emrine ters gideceksin ondan sonra da gül gülistan geçineceksin öyle mi? İnsan kendini böyle kandırır. Acil zevklere dalar sonra dünyasını da ahiretini de berbat eder.
Seni yaratan seni en iyi bilendir. İçindeki sistemi o kurmuş çünkü. Neyin zarar olup neyin olmayacağını, nelerin sana fayda sağlayacağını ve nasıl bir yol tutarsan hayatının mutlu ve mesut olacağını tabii ki o bildirir. O yoldan çıktığın müddetçe, çıktığın miktarca kendine zarar ve ziyan veriyorsun. Yoldan çıkar çıkmaz bunu anlamasan da bir kuyuya düştüğün zaman ya da şarampolden aşağı yuvarlandığın zaman anlayacaksın.
Allah Subhanehu ve Teala kadına Cemal sıfatı ile tecelli etti. Onun için kadın görünüş açısından daha etkileyici bir şekilde var olmuştur. Bunun üzerine Rabbimiz kadına örtünmeyi emretti. Neden? Çünkü çok kıymetli, nadide bir cevherdir. Her kıymetli olanı gizli tutarlar. Kıymetli olmanın bir gereğidir bu.
Sonra bu düzeni bozmak isteyen şeytan, ilk günden kadının gizli olan yerlerini aşikar etmesini, açılmasını istedi. İlk defa bunu cennette yasaklanmış ağaçtan kandırarak yedirmek sureti ile başardı. Sonra dünyadayken ilk günkü gibi bu oyuna devam etti. Şimdilerde ise kadınlar tamamen soyunmuş durumdalar. Ve bu hallerinden pek memnunlar. Peki bu ne netice verdi. Açık kadında cazibe olmaz. Cazibe esrarda olur, gizli de olur. Her şeyini ortaya seren kadının neyini merak edip neyin de lezzet bulacaksın, neyi seni heyecanlandıracak. Çok az ve cüz’i.
Haramın tam ortasına düştü erkekler. Gözünü haramdan sakınmayan erkeklerde fıtrî bozukluk baş gösterdi. Kadılara karşı olan istekleri düştü. Hemen hemen her haramdan sakınmayan ailede cinsel sorunlar başladı. Allah’ın emrini tutmakta zorlanan bu tip kadınlardan Allah, cinsel tatmini alarak intikam aldı. Kendileri kocaları ile ilişkiye girerken başka erkeleri hayal ederek bir şeyler elde edebildiler. Keza harama bakmayı alışkanlık edinen erkeklerden de. Onlarda dışarda seyrettiği haram görüntülerden dolayı yanındaki helalinin görüntüsünden memnun kalmadı. Hep yarım ve hep eksik kaldı.
Bununla yakın alakası olan avrupa zencileri meselesidir. Onlar haksız yere kandırılarak köle edinildi. Ve avrupalılar onlara karşı kibirlenerek onları aşşağıladı. Açıklığın menşei onlardı zaten, fıtrî bozukluk yaşadıkları için bu kibirlerinin cezası olarak, severek aldıkları hatunları cinsel tatmin için zenci erkeklere gitti. Müntakim olan Allah onlardan intikamını da böyle aldı.
Vücutlarını geliştirip dışarda herkese gösteren erkekler, milletin hatunlarına kendini sergilediler. Halbuki islam kısa kollu ve dar giyinmenin doğru olmadığını beyan etmişti. Sonra kaslı bir vücuda ulaşmak için uzun zaman bekleyemeyen bu insanlar vücuda zarar veren fakat hemen kaslı gösteren maddeler kullandı. Tabi bir vakit sonra bu zararlı maddeler onların erkekliğini elinden aldı. Bir zamanlar her kadını etkileyen o vücuda sahip insanı, kendi karısı yetersizliğinden bıraktı.
İşte bunun gibi bir çok acil zevkler peşine düşen insandan Allahu Teala intikamını alıyor. Fakat en ağır mesele; bu tip inanların düştüğü durumdan ve de bu duruma nasıl düştüğünden haberi olmaması. İşte efendimizin: “Dünya Harut ve Marut’tan(usta iki büyücü) daha büyücüdür.” sözünün tecellisi. Büyü yapılmış insan gibi ne halde olduğunu ve bu hale nasıl düştüğünü bilmeden harap olan hayatlar. Bu sadece dünyaya bakan tarafı tabi, birde bunun ahireti var.
Ama Allah’a bağlı olan kalpler, onun her emrinde derin ve sayısız hikmetler saklı olduğuna yakinen inanır. Ve her emrini yerine getirmek için olan gücüyle uğraşır. İşte onlar böyle rezil durumlarla karşılaşmaz.
Harama bakmayan her Allah ehli insanın her konuda güç ve kuvveti tamamdır. Hakkın emrini tutan kişinin gecesi de gündüzü de mesut, dünyası da ahireti de bahtiyardır.
Demek ki her şey birbirine bağlı. Abdesti almayan huzura giremediği gibi emri tutmayan huzuru bulamıyor. Yok ben abdest almanın külfetine katlanamam diye inat ediyorsa insan huzura girmek için bin yıl kapıyı çalıp kapının açılmaması derdine kendini salıyor demektir. İlahi dengeyi bozmaya çalışanın kendi dengesi bozulur. Bir bina inşa ederken temel atmanın külfetinden kaçıyorsan, içine sağlam demirleri örmek zor geldi diye bunu bırakıyorsan yarın binanın üzerine yıkılmasına şaşırma! Bütün ibadet ve emirlerdeki ayarda aynı bunun gibidir. Ne âh al, ne namusundan cay, ne vâh et ne de doğru yoldan kay.
Fatiha….
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla