“””Temiz ol”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 8/12***
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””Temiz ol “””
Oturduk kenarına Akçay’ın yine döktürdü bize güzel sözlerini. Konuşan kim acaba Akçay mı dersin.Yoksa ona bu güzelliği katan mı? Hakk’tır konuşan tabi, bazen su ile konuşur kuluna bazen ağaç. “Olur mu öyle şey canım, olmaz” dersen aç kelamı kadimi de ibretle bak! çıkar gaflet gözlüğünü gözünden. Hazreti Musa a.s.’a ağaçtan seslendik demiyor mu Hazreti Hakk. Sen nasıl duyuyorsun, yoksa sen Akçayı yaradana çok mu yakınsın dersen yok, biz onun en aciz kuluyuz. En uzakta dururuz. Ama Hakk bize kelamı kadimini çok okumayı nasip buyurup gözümüzü keskin eyledi. Yüce makamların sahibi olmasakta oralardaki en nefis cevherle işlenmiş tabelaları okuyacak gözümüz var elhamdulillah. O tabelaları bize eliyle teker teker gösteren şeyhimiz var. Şeyhimiz o makamın sahibidir.
Bak Akçay ne diyor:
“Temiz olursan özünde herkes gelir etrafında oturur seni seyre doyamaz. Yok pis olursan ne kadar güzel de aksan etrafından kaçar herkes yanında duramaz.” Ne büyük bir nasihat bu anlayana. Hakikatin ta kendisi bu. Temiz olmak gerek tertemiz. Akçay gibi tertemiz bir kaynaktan beslenmek gerek. Birileri gelip sana kirini katsa da, üzerine çöpleri atsa da kirletemez seni. Çünkü kaynağın temiz. Aktıkça yani yoluna devam ettikçe o kirler yok olur gider. Hiç kirlenmez değil insan, evet kirlenir. Birileri gelir kirletmeye çalışır. Yapmadığına yaptı der kara çalar. Bu hayatın bir gereği, bunlar olacak. Kara çalanların çoğu da belki seni sevenler olacak. Üç günlük yoldan seni görmeye gelip, senin güzelliğini seyre doyamayanlar, ne güzel yaratmış seni Allah deyip yerine başka şey koyamayanlar kirini çöpünü sana döküp, etrafına serpip gidecek. O gidenler tekrar geri geldiklerinde ne yapacaksın? Yine buyrun diyeceksin, hoşgeldiniz. Siz geçen geldiğinizde kirletipte gitmiştiniz ama olsun yine size ikram gerekir. Çünkü üç günlük yoldan geldiniz. Sahip olduğumuz bu güzellik bizim değil ki ikramında cimrilik yapalım. Hakk’ın ikramı bu. O Cömert padişah “ikram edin” diyorsa bize bir söz mü düşer.
Evet kaynağın temiz olmalı gereken bu. Nedir peki kaynak. Kaynak kalptir. Sana tertemiz suyu sunacak ve de devamlı akmana vesile olacak o kaynak senin kalbindir. Herkeste kalp var herkesin kaynağı var o zaman herkesin tertemiz akması gerek değil mi? dersen, Evet herkeste kalp var ama çokları o kaynağın üzerini kendi eliyle kötü heva ve hevesiyle kapatmış. Su çıkmıyor ki gelen kiri temizlesin. Derenin yatağı olduğu gibi kir olmuş. Bu durumda ne yapmak gerekir. Yağmur duasına çıkmak ve gökten yardım almak lazım. Hemen hemen herkesin durumu böyle olduğu için göğün sahibine dönüp yağmur bulutları için dua etmeli. O yağmur bulutları Hakk’ın emri ile yağdırınca yağmurunu sende kucağını açıp doldurursan yatağına, o vakit üzerindeki çar çöpten temizlenirsin. Tamamen kendini verirsen kalp kaynağının üzerindeki taşları da devirirsin. O yağmur; Allah erlerinin pür şifa sözleridir sakın gafil olma. Yağmursuz kalıpta sonra saçlarını yolma. Evet kalp kaynağı durmuyor bu gün yine çağlar. Nefisini çıkar da aradan sende bir nasip al. Korkma boşa akıp gider, bir gün gelir biter diye. Hakk’a ait olan her şey ebedidir bakidir. Akçay’ların kaynağı bir gün kesilse de kalp nehirleri hep akar, kesilmez daimidir.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla