“””Olduğun gibi gel”””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””Olduğun gibi gel “””
Halini sorarlar sana sende cevaba koyulursun. Söz dile gelir zeka ile yoğrulur. Doğru gözükür, vebalsiz ama kalp tasdik etmez. O vakit boş olur. Aşkı arıyor ve istiyorsan kalbin ile diyeceksin halini o zaman maksada doğru yol almaya ihtimalin olur. Kalbini iyileştirmek isteyen Tabibe gerçeği anlatmalısın. Masal okuma. Hoşuna gitmeyen bir söz işitmekten korkarak düz ve yalın bir şekilde anlatman gerekirken halini, eksiğini kapatmak için bin bir türlü oyun üzerine oyun kurmasın. Tedavi istiyorsan hekimin her dediğine razı olacan. Seni iyi etmek isteyene akıl verip duracaksan o zaman git kendi kendini tedavi et. Hekime niye geldin.
Az söyle çok dinle ki yanlış kelimeler çıkmasın ağzından. Çıkmasın ki edep duvarı yıkılmasın. Sabırlı ol. Her şeyin vakti zamanı var.
Vakti gelmeden içilen ilaç insana ziyandır. Vaktini beklemek yerine küsüpte arkanı dönüp gitmeyi seçersen o zaman hastalığını nasıl yenersin.
-Nasıl olmalıyım?
Benliğinden sıyrıl da kalbin ile dinle. Bu yola girdin mi kızıpta “bırak beni git” demek olmaz. Aşk yoluna girecek isen aşın da suyunda nefesinde yar olmalı. O zaman ne o senden vazgeçsin diyebilirsin, ne sen ondan vazgeçebilirsin. Kovsa kapısından “gidecek yerim yok ki nereye gideyim” demen lazım. Kapısını açmasa açana kadar kapıda bekleyip bir adım bile geri gitmemelisin.
Küsmek gücenmek olmaz aşıkta, çünkü aşığın kalbinde yardan başka bir seçenek yoktur.
-Yar kimdir?
Gönül kitabını oku! Orda herşey. Yar deyince gönlüne kim geliyor bak, kim senin için ekmek, su ve nefes. İşte onun yoluna girmen onun yolunda ölmen gerek.
-Uzaklığı cehennemden beter olandır yar dime?
Evet ama Allah ehli senden uzaklaşmaz. Onlar derin bir okyanusta yüzüyor. Sen ya samimi olup onların yanına gelir onlarla beraber bu ulu okyanusta yüzersin ya da uzaktan seyredersin.
Çünkü onlar Allah ile beraberler. İkilikten çıkmış tek olmanın nuruna dalmış. Mevla bütün kullarına şah damarından daha yakın. Uzak ise kulu ona ozak. O kuluna değil. Mevlanın nuruna dalmışlarda sana hep aynı yakınlıkta dururlar. Uzaklık var ise sende olur onlarda değil.
Namazı düşün anlamak istersen. Namaza azim ve gayret ile sevgi ve hasret ile girersen Allahın huzurunda olduğunu unutmaz öyle kılarsın. Mevla sana sende ona yakın olursun. Böyle secdeye varırsan ona vuslatın hazzını bulursun. Ama bu şekilde girmez isen namaza, Mevla sana yakın sen ise dünyaya. Beden Allah’ın huzurunda mı evet. Secde Mevlaya en yakın olnunan yer mi evet. Ama sen nerdesin. Kalbin nerde. Uzak mı uzak. İşte durum kısaca böyle. Yakınlık ve uzaklık bize göre. Bizim halimize göre.
Ne güzel söyledin “uzaklığı cehennemden beter olandır yar” diye. Evet bu çok doğru ama uzaklık denilen bu uzaklık. Yoksa mesafe uzaklığı değil. Mesafe ne kadar uzak olursa olsun gönül yare doğru en kısa yolu hep bulur. Mesele gönül uzağa düşmesin. O zaman mesafelerin yakınlığı hiçbir işe yaramaz. Hatta daha kötü eder. Gönlü daha da uzağa atar.
Evet netice uzaklara düşme, yakına gel yakına getir gönlünü. Senin gibi hasta olanlara rahat rahat dökerken derdini asıl derdine derman olacak olana gizleme. Kızacak diye korkupta kaçma, bu kızgınlık Hakk’tan gelir. Hakk’ın gazabı korkup kaçmamız için değil, korkup daha yakına gelmemiz içindir.
Fatiha…
Sakaryevi