“””En yüce kişilik”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 8/10***
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””En yüce kişilik “””
Şu dağlardaki güzellik, akarsunun harika akışı hepsi katıksız direk Mevla’nın sanatı. İhlas nedir diye sorana işte en büyük cevap bu manzara. İhlas katıksız olmak. Sırf Allah için, Allah’ın istediği gibi olup onun istediği tarafa akmaktır. Bu nimeti tatma niyeti ile gelen insan, bu güzelliği bozmadan yakar semaverini, var ise yer azığını tefekkürle bakar Mevla’nın harika sanatına şükreder. İşte bu Hakk’ın muradıdır. Ama yediği yemeğin çöpünü orda bırakırsa, şu harika nimetlere günah işleyerek şahit olursa, şükür edeceği yerde nankörlük yapmış olur. İşte o zaman Hakk’ın gazabını çeker. Tabi etrafındaki güzel insanlarında. İşte bunun gibi sende ibadet ile Allahın huzuruna çıkıyorsun. Orda yak semaveri yani oku Kelamı kadimi gir Kuranı kerim okyanusuna, bırak etrafındakilerin bakışlarını, dal derin manalar ile Mevla’nın seyrine, Hakk’ın muradına er. Piknik yerinde günah işleyen gibi sende millete hava atma derdine düşme! Riya olur mahvolur amelin. Sonra, ibadeti bir güzel piknik edasında hoş ettin bitti. Bitince ibadetin, daha ondan söz etme. Ucub olur. O güzel tertemiz piknik mekanını çöpleri ile kirletip bırakan gibi olursun. Güzel ibadetini kirletirsin. Dal derinlere, bırak gördüklerinde, erdiklerinde sende kalsın. Ders alacakasa biri söyle alsın. Fakat gereksiz yere konu etme. Şu harika manzaralardan söz etmişken mana dilini de dinlemek gerek. Gönlündeki perdeyi kaldırabilirsen her gördüğün sana çok şeyler anlatır. Bir denize, okyanusa, akarsuya bak. Suyun kenarına ne hainler ne utanmazlar gelir. Ağzı necis hayvanlar gelir içerde kimse suya suç atar mı? Atmaz. Ne kadar köpekler su içse de, o akarsunun kenarında oturmaktan kendini alamaz. “Akarsu bu, kaynağı temiz. Köpek içti diye pis mi olacak” der. Okyanusun üzerinde kenarında ne günah işleyenler var. Okyanus onları boğar mı boğmaz. Boğmadı diye okyanusa küsen olur mu? Olmaz. Onlar Hakk’ın emrine boyun eymişler. Gökten bir emir gelmedikçe Hakk’ın onlara ikram ettiği bu nimeti herkes ile paylaşır. Ağzı necis olan köpeğe de izin verir içsin suyunu diye etrafında günah işleyen şuursuz mücrimlere de.
Kim diyebilir ki “ey okyanus sen nice insanların bir fırtına ile canını aldın, şu günahkârlarında cezasını kes bitsin, ya da etrafından kov gitsin” diyemez. Çünkü her iman sahibi bilir ki deprem de hortumlar da ancak Allah’ın emri ile olur. İşte aynen bu noktadan bakarsak anlarız ki Allah’a bir akarsu gibi teslim olmuş kul Allah’ın iradesi olmadığı yerde kenarından içen köpeğe de günahkar mücrime de müdahele etmez, edemez. Allah O mübarek kulu okyanus eylemiş, kafiri de münafığı da müslümanı da o sudan alacak. Kimisi Hakk namına kullanacak, kimisi şer. Hakk’ın ceza vakti gelmeden hepsine aynı suyu ikram edecek. Çünkü suyun şifası Hakk’ın elinde. Kime şifası ile gider kime ezası ile bilinmez. Seni saki eyledi Allah ama senin dağıttığın suyun içene koyacağı hidayet onun elinde. İşte bunun için bir okyanus gibi dünyanın her köşesinden insana aynı derece de su verebilmek Hakk’ın nurunda en yüce noktaya gelmektir. En mübarek insan herkese Hakk’ın kulu olması hasebiyle bakıp hepsine hidayet vesilesi olmaya çalışandır. Kapısını herkese açıp herkese Hakk’ın nurunu dağıtandır. Camiye giren cemaat fasıkta olur, münafıkta. Ama kimse onu Allah’a secde etmekten alıkoyamaz. Çünkü orası Allah’ın evidir. Bir dergah ki her kesime aynı derece de açıyorsa kapısını işte orası da Allah’ın has evidir. Bir kibir rüzgarına kapılarak okyanus gibi evliyanın etrafında yanlış yapanları görüpte Okyanusa suç atma sakın, dönüpte arkanı kaçma. Olan sana olur. Gönlün bu mübarek okyanusun suyundan da derinindeki esrarından da mahrum kalır. Yok ben bir su isterim ki ona benim hoşuma gitmeyen kimse girmesin, gerekirse onu kimse bilmesin diyorsan git evinin küvetin deki suya bak, hem iç hem içinde yıkan. Memnun kaldın mı? hayır. Kibrine kapılıpta ne kadar öteye gitse de insan, yanlış kelimeler edip arkasını dönse de bilmez o okyanusun suyu kimi zaman su içtiği çeşmesinden akar yine ona gelir kimi zaman denize girer o denize o suyu yine o ulu okyanus verir. İşte en yüce kişilik dediğimiz budur. Hakk’ın muradına kendini getirmiş, bütün varlıklarla olan hesabını bitirmiş, herkese ve her şeye nefsi ile değil Allah’ın nuru ile bakmayı adet edinmiş ulu insanlardır. İşte buna işareten Geylani Hazretleri Mürşit arayan bir insana şöyle nasihat etmiştir:
-Evladım bir dergaha girdin baktın herkes süt liman, öp o dergahın şeyhinin elini devam et yoluna. Bir dergaha girdin herşey acayip. Fasık var münafık var, güzel insan çok zor seçilir, işte o dergahın şeyhinin elini öp hizmetine gir çünkü o zamanın kutbu, en büyük şeyhidir.
Fatiha…
Sakaryevi