“””Sırılsıklam”””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””Sırılsıklam”””
Gönül öyle bir söyler ki söyleyeceğini, can bir kelimesini bile kaçırmayı en büyük ziyan sayar. Ama öyle bir deli akıyor ki sorma, bu aciz kalem hiçbir kelimeyi kaçırmadan nasıl yazar. Ahh benim yarin elinden kaçamayan, tomurcuk olupta bir türlü açamayan gönlüm. Yağmurlar insin de üzerine içindeki güzelliğin ortaya çıksın. Tomurcuk olan gülün çiçek açsın. Aç içini de söyle! Söyle ki sen arştan ulusun. Arşın sahibinin en aciz kulusun. Söyle de en aciz kulun dilinden hakikati bütün alem duysun. Duysun da o en ulu kul olan Hazreti Habibin sünnetine uysun.
Su ve ateş birbirinin tam zıttı olması ile birlikte nasıl olur da insanda toplanır. Heybetten doğan korku ve sevgi; nasıl olur da birbirinin ayrılmazı olur. Bir insan nasıl Allah ehlinin heybetinden hem korkup hemde onu anlamadan bir anda aşk derecesinde sever. Bu ilahi bir mucizedir. Her ilahi olan şeyde ne mucizeler saklı. İnsanın bedeninin çoğu sudan ibaret, insanda bulunan nefis ise ateştir. Bu iki zıt birbirinin içine yerleştirilip sana verilmiş, peki nedir acep senden istenen. Ateşi söndür mü derler. Yoksa körükle mi? Ateş sönerse beden donar. Donan beden Hakk’ı nasıl anar. Ateş lazım ki bedeni ayakta, sıcak tutsun.
Ateşi söndürmek değil kontrol altına almaktır senden istenen.
Gemiyi götüren ateş gibi düşün içinde yanan ateşi. Geminin içinde ateşi yakmaz isen okyanusun ortasında öylece kalırsın . Kontrolsüz yakar isen gemiyle birlikte büsbütün yanarsın. Ayarını bilirde ayarında yakarsan ne güzel manzaralara yol alır, kimsenin görmediği güzelliklerin lezzetine varırsın.
Küfür ateştir. Kafir küfrün ateşi içinde yanar, oda ateş olur. Peki Hakk’ın muradı nedir? Git kafirin ateşini söndür mü der, yoksa o ateşi bana döndür mü? Eğer kafirin ateşini söndürmek ise asıl işimiz o vakit Şah-ı rusul Hayber’e gönderirken Allah’ın arslanı Hazreti Ali’ye:
“Onları islama davet et, senin vesilen ile bir kişi hidayet bulsa bu dünya ve dünyada olan herşeyden daha hayırlıdır sana” dermiydi.
O ateş bize lazım. Mesela şehvet bir ateştir. Deli bir ateş. Öylece kontrolsüz bırakırsan rezil rüsvay eder seni. Ne mertlik bırakır ne şeref. Kimisini deyyüs yaptı kimisinin namusunu çaldı. Kontrolsüz olunca böyle zarar veriyor diye söndürelim mi bu ateşi dersin. Şehvetsiz olur mu? Şehvet ateşini kontrol altına alıp yerinde tam olarak kullanmaz isen o nur topu denilen Hakkın ikramı harika evladını kucağına nasıl alırsın. Büyük lezzetlerin şükrüne nasıl varırsın. Sende bulunan herşey Hakk’ın ikramı. Bir yanda ikram bir yanda imtihanı . O nefs denen ateş büyük bir ikram ama kontrol altına alırsan.
Nasıl kontrol altına alırım dersen; deli gibi yanıyorsa ateş, korkutuyorsa onun üzerine su serperler. Yağmur yağsın diye dua ederler. Bu ateş te Hakk’tan yağmurda. Yağmurun altına ateşi söndürmek için değil kontrol altına almak için girersin. O yağmuru istiyorum nerede bulurum dersen Hakk’ın yağmur bulutları var. Altına girene mutluluk ve hayat saçar. O bulutlardan manevi yağmur diye bilinen nur yağar. Onların altına girmen gerek. O bulutun altına gel de o yağmur ile ıslan! Bu nur yağmuru ile ıslananı ateş yakmaz. Ateşin ona bir zararı olmaz. Nasıl ki Kevser havuzundan içeni cehennem ateşi yakmayacak, dünyada Hakk’ın nur yağmuru ile ıslananı nefsin ateşi yakmaz. Ziyan vermez. Dünyada nefsin ateşini kontrol altına alan cehennem ateşini de kontrol altına almış demektir.
Hakkın bulutu; kalbi arştan ulu olan aşık kuludur, yağmur ise o kalpten akan nur. O yağmur ile ıslandın mı tamamsın demektir. Sırılsıklam ıslan! Sırılsıklam ıslan da her yerin nur olsun. Nur deryasına dalan ateşten neden korksun. Sırılsıklam ıslan ki ateşin zarar namına hiçbir hükmü kalmasın sende. Sırılsıklam ıslanmazsan ıslandım deme. Cehennemin azıda büyük ziyandır çünkü.
Bu buluttan korkma. Bu yağmur nisan yağmuru. Hayat verir ziyan değil.
Hakk’ın yağmuru ile ıslananı hiçbir ateş yakmaz. Ne nefis ne cehennem. Kaçarsan o yağmurdan ateşte yanarsın. Netice bu kaçışınla kendine zararsın. Var sen ruhunu geçici heveslere daldır. Keyfine uy, durumuna bakma kendini kandır. Neye benzer senin bu halin bilir misin. Kuyruğu alev almış geminin güvertesine çıkmışsın arkana bakmadan etrafı seyrediyor “ne güzel manzara ne harika hava” diyorsun. Dünyanın rüzgarı önden esip dumanı sana da getirmiyor ki göresin geminin yandığını. Karşı taraftan gelen gemideki insanlar sana gemi yanıyor diyorlar ya kulağın onların sözüne de gitmiyor. Sen hep önüne bakıp “ne güzel ne güzel” diyorsun. Ama farkında değilsin içten içe yanıyorsun. Bu inatla kulaklarını tıkamanın ziyanı kime dersin.
Gel gel!! bu ilahi yağmur ile ıslan da nefsin ateşiyle yanma! Sırılsıklam olup Hakk’ın nuruna dal da sonra küçük(nefis) büyük(cehennem) hiçbir ateşten korkma!
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla