“””Kayıp”””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””Kayıp”””
Yâr yâr diyenler, aşktan bi-haberler.
Senki Yâri görürsün, gelir sana kör derler.
Ne zamana geldik dersin böyle. Herkesin gözü kör olmuş. Birde bunun üstüne gözü görenle dalga geçer. Yıldızın ışığı ile yol bulmaya çalışan elinde güneşi olana çalım satar. Her an yarin sesini duyana kulakları sağır olan şeytanın mahkumu “en iyi müslüman benim” diye hava atar.
Nasıl müslümanlık bu, islamda böbürlenmek var mı? Müslüman da kibir olur mu? Olur dersen o zaman neden en büyük ibadet sevmek. O sevgiyi sunmak için Hakkın önünde secdeye gitmek.
Masal misali dinleyipte uluları, birbirimize hava atarsak kazanan hep şeytan olur. Şeytanı galip kılan bir mecliste Hakkın rızası mı olur.
Önce kalbine bir bak bakalım. Sor kalbine “neyi istiyorsun, neyi?”
“Allahı seven bir kulu istiyorum. Ona ereyim ki bana Allah’a aşkı anlatsın, öğretsin.
Aşılması zor yolları aşayım, deniz deryaları geçeyim, gerekirse kendimi de unutayımda ol mubarek zata ereyim” diyorsa kalbin, o zaman düş yollara git. Ardına bile bakma!
O yolda çekilen çile, ruhunu yetiştirmek için gönderilen bir nimettir. Çile nimet olur mu? Çektiğin çile ile ruhun tedavi oluyorsa bu nimet değil mi? Hekimin verdiği acı ilaç seni iyi edecekse, ağrılarını dindirecekse o ilaç nimet değil midir?
Asıl mesele yine başta edilen niyette. Bütün insanların sorunu burada. Eski insanlar bir işe başlamakta acele etmeyip, sağlam bir niyet için bekler ve teenni ile hareket ederdi. Şimdi ise niyetini sağlam yapmadan hemen yola koyuluyor. Sonra bir lutuf ikram olunuyor da istediği birden önüne çıkıyor. Peki yapması gereken nedir?
Senin aradığın, istediğin, beklediğin işte önünde. Ne diyorsun?
-Gururum el vermiyor, bu durum bana uymuyor, dervişlik beni çekmiyor, dünyalık olmadan olmuyor. Buldum evet ama herşeyimi bırakmam gerekiyor, ben bunu yapamam. Milletin rencide eden sözleri ve bakışları altında kalamam. Evet bu yolu istiyorum ama hiçbir şeyimi kaybetmeyi göze alamam.
Ne demiş o güzel aşık:
Yar’i bulan neyi kaybetmiştir
Yari kaybedenin buluduğu nedir?
Sen ne diyorsun, neyden yakınıyorsun. Biz yari görünce unuttuk sivasını, kendimizi bile. Senin yâr yolunda kaybettim diye ağladığın şeylere bak! Biz yari görünce nuru ile kör oldu da gözlerimiz başka şey görmez oldu. O güzel yar var iken başka şey hiç getirilir mi dile.
İnsan görmediği şeyin derdine mi düşer. Yanan kalp görünce yarini, sahibi kendini unutur. Kendini unatan insan da gurur mu olur. Kendini unutan insan da sahip olduğu şeylerin derdi tasası mı olur. Var git sen işine! bizim ummanımız derin. Senin bedenini hasta eder, burda esen rüzgar çok sert ve serin. “Sizi nasıl hasta etmiyor” dersen, bizi ısıtan ateş içimizde, güneşin sıcağına ihtiyacımız yok. İçimizdeki yangın alemleri yakar. Yari görünce bitmiş aşık, derdi mi olur onun, ona kim nasıl bakar. “Ama neden çilesini ben çekiyorum” diyor. Çile gelir gücün yetmez, kalbinde beslediğin sahte bir duygu çünkü. Onunla yola çıkan menzile eremez, yolda kalır. Yolda kalınca da, yola davet edene saldırır. Seni yola davet ettiler ama “niyetini sağlam tut” dediler sen orayı duymadın. “Aşıkların Sultanına bakta gerçek aşkı gör” dediler sen hiç bakmadın. Aşıkların sultanı ne çileler çekti yar için. Hemde bir duası ile herşeyi değiştirme imkanı vardı da elini kaldırıp kendi için tek kelime etmedi. Aç mı kalayım senin için, karnıma iki taş mı bağlayım, küçük yaşta üç oğlumu toprağa mı koyayım, uhud’ta dişimi de kırayım yeter ki hep seninle olayım dedi Efendimiz s.a.v.
Ayağına diken batınca, bir kötü söze muhatap olunca sendeliyorsan var git! ne yolu kirlet ne kulu. Kalbini kontrol et. Sağlam niyet et öyle çık yola. Yoksa hep yolda kalır, kayıpların için ağlar durursun. Git kaybettiklerini yoldan topla. Bize deli derler sen bize bakma. Biz yar yoluna düştük gerisini bıraktık. Göz kapayıp açıncaya kadar yare doğru bin senelik yol aldık. Çünkü senin bir türlü bırakamadığın gurur ve kibri biz ilk günden çöpe attık. Gurur kibir olur mu aşıkta. Gururla kibirle Hakk bulunur mu? Bulunmaz. Bunlarla Hakk’a varılmaz. Bunu nerden çıkartıyorsun derler. Gururla kibirle olsaydı Hakk’a en yakın olunan yer secde mi olurdu. Hakk “kulumun bana en yakın olduğu yer secde” diye neden buyurdu. Boşver biz körüz bu kadardır gördüğümüz. Gönlüne değdi ise mübarek olsun değilse sen kör değilsin ya sür gözlerinin sefasını gitsin, fazla söze hacet yok arif olan anlar bu kadar yetsin.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla