“””Dertsiz olur mu hiç “””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””Dertsiz olur mu hiç “””
-Dünya peşinden koşarken de çileli hayatım vardı. Allah yoluna girdim yine dertliyim. diyor.
Dertsiz olacak diye kim söyledi sana, dertsiz olur mu hiç? Dert olacak ama yüce bir dert olacak. Gönül aşka düşer de onu çiğ iken olgun hale getiren güneş, ham iken pişiren ateş yar için çektiği derttir dert. Dert olacak ama o derdi çektikçe kul olacaksın, o derde sabrederek Hakk’ı bulacaksın. Çünkü her hedefin yolunda engel var, o engeli güzelce aşarsan Hakk, maksadı yar olana yolları dürüp yakınlaştırır. Düşün; dünyanın en zengin insanı, dünyanın en güzel yerine tatile, keyfe gidiyor. Yolun zahmetini çekecek. Yolculukta ne kadar güzellikler sunsalar da, gideceği yerin rahatını yolda bulur mu? Bulsa o tatile niye gitsin. Netice herkes maksadına ermekte bir külfet çekiyor. Fakat derdi dünya olanın çektiği külfet, derdi gibi kendine zarar, derdi yar olanın ise o yolda çektiği her şey güzel sabrı ile elinde kar olur. Şu değersiz dünyanın bir makamını elde etmek için ömrünün çoğunu harcayıp sonunda otuz sene keyfetmek uğruna bir sürü zahmet çekilir de dile getirilmeden Hakk için çekilende şikayet olur mu? Nasıl bir sevda bu? Dünya ehlinin sevdasından ders almak gerek o vakit. Dünya ehli Hakk aşıklarına ders verebilir mi?
HU MEVLAMM HUUUU
Sen bizi affet. Çiçeğinin güzelliğine mest olan gönlümüz, dikenine takılan gözümüze hükmedemez olmuş. Gönül gözü şaşılaşınca insan baştaki göze kalır. Önündeki duvarın arkasını göremeyen göz yedi kat göğün üstüne nasıl varır. Dert ve keder denizlerini aşmadan, yarin aşkıyla kör kütük yanmadan gönül vuslata hayran olur mu? İştiyakı tam olmayan gönle yarin yüzü ayan olur mu?
Düşün Şahır-rusul miraca ilk gün mü çıktı. Dağlarda mecnun misali yanıp, hasretinin yangını ile mağaralarda secdeye varıp gönlündeki güzeli arayan o ulu peygambere yar, önce mektup gönderdi, bir ayağı yerde bir ayağı göğün üstünde olan Cebrail ile. Gün be gün dert üzerine dert geldi. Hepsine o en güzel olan için göğüs gerdi. Sahir(sihirbaz) dediler, şair dediler. O’na inandığı için insanlar canından oldu da müdahale etmeye izin yoktu. Gözünün önünde O’nun ermini yerine getirenler işkence ile öldüler. Bu ağır imtihanların sonuncusu olarak amcası ve mübarek dert ortağı zevcesini de kaybedip hüzün yılında, derin hüznü, yanık gönlüyle, sahip olduğu bütün varlığıyla Hakk’a dönüp yalvardı. Hiçbir peygamberin kaldıramayacağı o en azim yangın ile yandı da ondan sonra yardan huzuruna davet aldı. Yar habibini hiçbir peygambere ikram etmediği miracına, vuslatına çağırdı. Yarin ilk mektubunu gönderdiği günden yani ilk inen ayetten tam on iki yıl sonra.
Bize neden hep aşktan bahsediyorsun diyorlar. Biz yarin kelamında da Habibinin beyanında da başka bir şey görmüyoruz ki diyelim.
On iki yıl yar yolunda çekilen en ağır dert ve keder. Ve hiçbir zaman yardan vazgeçmeyi aklına bile getirmeyen o en yüce peygamber. Onun yüce aşkından bir damla bize düşse zamanın en büyük aşığı oluruz inan. En ağır dertler ile gönlü yandı da, en güzel niyazını yarine yaktı. Varlık aleminde hiçbir kalpten dökülmemiş olan bu yanık niyaza ulular ulusu:
Bu yanık niyazın sahibi gelsin, gelsin benim sevgilim olsun. Cennete kalamaz bu vuslat. Bu aşkın vuslatı için cennet çok ırak, Cebrail! bundan sonra aramıza girme sakın, Sidre’den sonra onu yanlız bırak.
HU MEVLAM HUUUU
Evet dert çekersin sana ikram getirir, maksadın Mevla ise. Dert çekersin sadece seni bitirir eğer peşinden koştuğun dünya ise. Bir güzel evladım olsun diyen, dokuz ay on gün onu karnında taşır. Bir güzel yarin peşine düşen aşkını ömrünce kalbinde. Eğer gerçek ise sevdan gönül hayran olur yarin her işine. Seni Yusuf gibi zindana atsa da, Yahya gibi başını alsa da.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla