“””Bir göz oda”””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””Bir göz oda”””
Dil kalbin tercümanıdır. Kalpte pişen aşın ne olduğunu, konuşunca insanın dilinden anlarsın. Ne kadar gizelemeye çalışsa da, yalanla üzerini kapatsa da tutamaz içinde mutlaka söyler. Kimisinin içinde zehirli aş var, kimisinde gereksiz telaş. Bir merhaleye kadar herkes bir şeyin sarhoşu olmuş. Onun için yöneldiği taraftan başkasını görmez.
Bir gün bir misafirle Akçay’ın yanından geçerken Allahın bu büyük nimetine hiç bakmadığını gördüm. Yahu dedim “böyle güzel bir nimeti görmeden geçiyorsunuz. Kendinizde misiniz?” Ama senin bakınca gördüğünü herkes nereden bilsin, nereden görsün. Bir hoş manzara ama neticede akan bir su. Herkesin bakınca gördüğü bu. Hakk sana bu insan eli değmemiş güzel akıntıdan ne manevi tefekkürlere kapılar açtı, Akçayın suretinden ne ilahi nurlar saçtı, onu ne bilsin. Şu dağları alelade gören insan nereden bilecek bu dağların, derin tefekkür hazinelerinin altın sandığına anahtar olduğunu. Bu Ak dergah dediğin surette takılıp kalan için bir göz odadır. Ama kalbinle bakarsan Allah’a aşık gönüllere Allah’ı bulduran bir ulu dergah. Yok ben gözümle bakacam deyip inat edersen Kabeyi muazzama da bir göz odadır, bil. Hatta hatta ilk ayetin nazil olduğu Nur dağındaki o mübarek hira mağarası bir göz oda kadar bile yok. Bir insanın anca sığabileceği kadar bir yerdir. Fakat Allah’ın Habibi o yarım oda da sevgilisinin haberini aldı. O yarım oda da Kuran ummanına daldı. Surette kalana aşktan bir nasip yok. Mana yoluna düşersen her yerde Hakk’a açılan kapılar mevcut. Bazen bir akarsu, bazen heybetli bir dağ. Bakmayı bil yeter ki. Bin odalı saraylarda bulunamayan nuru kim bilir belki Ak dergahın bir göz odasına saklamıştır Allah. Sana sirke şişesi gibi gözüken camdan biz ne ballar içtik. Sen bu sefineyi(gemiyi) ufak gördün amma, biz bununla ne derin okyanusları, aşılmaz ummanları geçtik. Aşka imam olmuş Mecnun’un meselesi gibi. Mecnuna:
-Yahu bu kara kuru kızda, Leyla’da ne buldun da bu kadar kendinden geçtin, demişler.
Hakk bize onun suretinden bal sundu. Size sirke sundu ise biz ne yapalım! demiş.
Aşkı arayana, aşk ile bakana her yerde yar, kendini gösteren aynalar koymuş. Ne güzel manzaralar var zahirde amma Hakikette görünen hep oymuş. Uzağa gitmene gerek yok en büyük aynayı senin içine koymuş. Aşk ile bak yeter ki. Kimi aynaya bakar şaşkın, kendi suretinden başkayı görmez. Kimi bakar da nuru ile aşkın yari görürde kendini bile görmez.
Bizde aşk ile bakanlardan olalımda Hakk’ın nurani şelaleleri altında ıslanalım. Herkes ameline itimat etsin varsın. Biz sadece kalbimizdeki aşka yaslanalım.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla