**Mantığın Zindanı**

Bismillahirrahmanirrahim
Meded Ya Sultalel-Evliya
**Mantığın Zindanı**
Gel dost imanın engin denizlerine gel. Herşeye aşk ile bak. Bak ta Hakkın muradı biraz gönlüne nazil olsun. Gizli, kapalı sandığın herşey kalbine zahir olsun. İlahi aşka demir atanlar mantığın esaretinden kurtardılar kendilerini. O zaman, o dibi belli olmayan derin okyanuslara dalmaya izin verildi.
Allah subhanehu ve teala evini nereye kondurduğunu düşündün mü hiç. Çölün ortasında üzerinde bir ot bile bitmeyen kayalardan oluşan tepelerin arasında kara taştan bir ev. Mantığına sorarsan burda ne olabilir ki der. Yeşil yapraklı ağaçlarla süslenmiş dağların arasında mis gibi akan bir akarsu kenarında hoş bir havayı teneffüs ederken görmek varken yari. İşte ulu Yezdan’ın yine hikmet dolu işleri. Aşk ve ihlas mantığın sahasına ait değildir. Mantığın dar görüşünden çıkar kendini, kalbin engin denizlerine gel. Okyanuslara açıl. Nedir erilmesi gereken o ulu nokta. Neye çağırdı Hak seni? Dağları tepeleri aşıp, bütün kalbini meşgul eden şeylerden kaçıp, kayalardan müteşekkil tepelerin arasindaki bu taştan yapılmış kara evin, taşına mı çağırdı seni. Aşk ile yolları aşan ve her adımda gönlü kaynayıp taşan aşık, bu taşın kendine hayranlığından mı geliyor. Hayır. Hakk buluşma noktası burasını seçmiş, buraya dönen bana döner, yoluna giren bana gelir, bezine sarılan elimi tutar demiş. Hakka meftun olmuş o kalp. Asıl itibari ile başka bir şehre, bir güzel manzaraya değil tamamen Hakka gelmiş. Ulu Yezdan’da aradan meşgul edecek herşeyi çekmiş. Ne gülü var buranın ne de bostanı. Aşık isen anla kulum bana gözünle değil gönlünle gelirsin. Artık bırak gözünle gördüklerini, gönlünün gördüklerine görebileceklerine bak. Bırak taşı toprağı çıkar aradan, çıkarda gönlüne nazil olsun Yaradan. O gördüğün güzel manzaraları önüne serdim, serdim de; kulum bununla Yaradanın güzelliğine ersin derdim. Gönlüne engel ise işte evime geldin, şimdi bırak herşeyi de, herşeyi var edene açılsın kapın. Açılsın da bul özünü, özünde parlayan o güzeli gör. Gör de ayrılık bitsin. Bu kadar uzak kaldık artık yetsin. Dahası da var. Mantığın dar yolunda yürüyüpte aşktan dem vuranlara, aşkı sadece aralarından sular akan renkli evlerin yanında gezerken bulacağını sananlara, ulu bir ders var burda. Aşk gözün değil gönlün işidir. Sahte duyguların sahibi bütün nefsine hoş gelen manzarayı bulup arasına yar dediğini kondurur. Buna aşk aşk deyip bununla zihnini doldurur. Ama Hakk bize evi ile neyi gösteriyor bak. Gerçek aşkın yakışını, hakiki aşığın gönlünün bakışını öğretiyor. Hazreti Mevla diyor ki:
Ben isem derdin bırak kenarı dünyanın süsünü, bırak herşeyi bir yana koyupta gel. Her bana getirmeyen sesten, aramıza girmesi muhtemel olan her hevesten kendini soyupta gel. Gerçek aşk mı isteğin işte o böyle birşey. Çölün ortasında yarini buldu mu, orası aşığın cenneti olur. Çölmüş sıcakmış terletip yakarmış, kim nasıl bakarmış dertleri olmaz. Görür mü gözü yardan başkasını; ne takıldı gözüm çölüne kumuna, ne de uzun dikenli yoluna. Gönül Hakka vuslatı arzular durur. Şu halde giderken başka şeyi mi görür. Ben ona döndüm gerisini görmez gözüm. Aşk kadehinden içtim artık sarhoştur özüm. Sen etrafa bakıp ta oyalan dur, Hakkı görmeyi bilene işte bu yüce evden erişir nur. Haktan gayrısı ile ne işimiz olur. Bir şey güzel ise yarin onda bir eseri vardır diye güzel, Yar ile alakası olmayan güzel mi olur. Bana söyleyin ne söylerseniz Haktan. Bir sivri sinek te olsa konu, gülden güzel gelir. Hakka aitligini unutmuş ise dünya ona meftun olmuş ne önemi var. O kaybetmiş bulması gereken tek güzeli. Onu kaybedenin bulabileceği nedir? Bulduğunun ona faydası ne? Sen kaybetmişsin dünyayı aydınlatan güneşi, pili bitmeye yüz tutmuş fener ile avunursun. Birde mantığınla övünüp durursun. İşte Allah dostları mantığın bu zayıf ışığını atıp kalbin güneşine bıraktılar kendilerini. Onun için kimsenin göremediğini gördüler eremediğine erdiler. Allahın bu mübarek evine bu ulvi niyetle gelenlere cömertliğine yakışan şekilde gökten inen nurlar ile donattı. Hamdolsun layık olmadığımıza bakmadı da bizi yüce lutfuna kattı.
Fatiha….
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla