**Ebu Cehil bilseydi**

Bismillahirrahmanirrahim
Meded Ya Sultalel-Evliya

**Ebu Cehil bilseydi**

Allaha ver kendini kaçma, korkma. Nedir isteğin şan mı şeref mi? Hepsi Allahla olanda. İzzet İslam’dadır. Kaçıp nereye gidiyorsun. Her ulu sandığın, gerçeğini göremeyip kandığın, sihirbaz dünyanın oyunudur. Ne için bırakıp gitti isen Allah yolunu, Allahü teala onu senin elinden almadan almaz canını. Riya ya kapılıpta mı terkettin Hakkı, riyakar olduğunu herkese gösterecektir. Kibir yapıp eğemedi isen Hakkın huzurunda başı, seni bütün aleme rezil edecektir. Ama vakit geç değil. Yanlış yaptı isen yanlışını devam ettirmene gerek yok. Et hulusi kalp ile tevbeni açılsın sana da kapılar. Kandırmasın kimseyi bu geçici yapılar. Para için Allahı terkedeni, paranın kölesi yapar Allah. “Hey paranın kölesi” dedin mi kızar. Ama kızsa da kızmasa da ahirette herkes dünyadaki imamı ile yani peşine düştüğü önderi ile çağırılacak.
-Kim senin imamın?
Falanca hoca.
-Yahu atıp tutma! Öyle iki sohbetini dinleyince imamın mı olur. İmam dediğin peşinden gittiğin, hizmetine girdiğin, onu herşeyden çok sevdiğindir.
-Şimdi söyle kim imamın?
Para.
-Kim imamın?
Kibir
-Kim imamın
Dünya
İşte aynı bu şekilde Ebu Cehil de kibre teslim etti kendini. Ne istiyordu? Herkes tarafından şanlı şerefli kıymetli değerli biri olarak anılmak. Ebu Cehil yanlış yapmaz yapsa da artık onun dönüşü olmaz. Alemin en mübarek insanı değil, en mübarek peygamberinin yüzlerce kez ayağına gidip İslama davet etmesi ona bir kar etmedi. O güzel peygamberin mübarek sözlerine kulak vermedi. Neden? Çünkü “Mekke’nin efendisi benim, ben ne dersem odur” diyordu. Bu mübarek topraklarda bu vahim olayların buralarda cereyan ettiğini tefekkür edince Ebu Cehilin halinin ne kadar hayretlik olduğu daha da net anlıyor insan. Şimdi şurada milyonlarca insanın hacca geldiğini görüp bu kalabalığa şahit olunca insan soruyor:
Ebu Cehil karşısında durmaya çalıştığı dinin bu kadar büyüyeceğini bilseydi böyle yapar mıydı? Neydi istediği meşhur olmak mı? Heryerde anılmak mı? İşte Ebu Cehil’in yeğeni olan Hazreti Ömer r.a. Peygamberimize iman etti. Bütün ümmetin içinde en büyük dört sahabi olarak bilinen dört halifenin ikincisi oldu. Allahü teala islamin en büyük zaferlerini onun zamanında nasip eyledi. İslam onun zamanında en büyük ilerlemeyi katetti. Allahın sevgilisi Fahri Cihan Efendimizin iki yarenin den biri oldu. Böyle bir izzet ve şerefe nail olmak varken nefsinin peşine düşüp izzet adı altında en büyük zilleti yaşamak ne vahim bir durum.
-Ne için terk ettin Allahı?
Ben Mekke’nin en büyüğüyüm.
-Öyle mi? Demek büyüklüğünle böbürlendin. Hemde yedi kat göğün Rabbine karşı. Seni rezil edecek, o dik kafanı yerlerde süründürecek. Takdiri ilahi işte Ebu Cehili Hazreti Hamza gibi Hazreti Ali gibi heybeti ve kuvveti ile maruf ve meşhur olan biri değilde sahabeyi kiramin içinde en zayıf en kısa boylu hatta yürürken boyunun kısalığından dolayı kılıcı yere sürten Hazreti İbni Mesud r.a. öldürdü. Demiştik ya kibirlenme Allahü teala seni rezil eder. Hazreti İbni Mesud boynunu kesince Ebu Cehilin koca kafasını taşıyamadı. Bir ip bağlayıp yerde sürükleye sürükleye Peygamberimizin ayağına getirdi. Eman ya rabbi senin gazabına düşmekten bizi muhafaza eyle. Allahın sevgilisi yüzlerce defa ayağına gelip seni Allaha davet eder ve sen kibirlenirsin öyle mi seni yüzün yere sürte sürte o mübarek ayaklara getirir. Evet Ebu Cehil bu günleri görseydi asıl izzet ve şerefin ancak ve ancak islamda olacağını anlardı. Ama şimdi onun vakti değil. O kendi vaktinde anlamlıydı. Bizde kendi vaktimiz de. Elinde Hakkın güneşi varsa onu kaybetmemek için Efendimiz s.a.v. gibi memleketini terketmende gerekse, terket gitsin. Bu gün Hakk için mazlumca terk etmek zorunda kaldığın yere yarın Sultan olarak dönersin. Dün Hak için terkederken peşinden kovalamaya çalışanlar yarın Sultan olarak dönerken senin heybetinin korkusundan seni ancak sinerek gizli gizli evlerinin camlarından seyredebilirler. Gerekirse her sahip olduğunu terk et ama hakkı terk etme. Çünkü Allah Haktır. Hakkın ve haklının yanındadır. Senin hakkı, doğru yu terketmen Allahı terketmek olur. Allahı terkedeni Allah ta terkeder. O seni terkettikten sonra bütün memleketler senin olsa ne. Ebu Cehil Mekke ye sahip oldu da ne oldu. Hicretten iki sene sonra leş oldu gitti. Leş olmak hoş gelen yanlışına devam etsin. Biz niyaz edelim de Allahü teala bize yardım etsin. Etsin de vaktinde bilelim hak ve haklının kıymetini. Bilelim de en büyük nasibi alanlarla dan olalım. Efendimiz alemi bekayı şereflendirmek için burdan göç etti. Fakat elinde taşıdığı Hakkın güneşi elden ele kıyamete kadar bizi aydınlatacak. Allahü teala kör olupta o güneşten mahrum kalanlardan eylemesin bizi. Etmesin de bizde birilerine ibret konusu olmayalım. Hazreti Ömer r.a.’ın yolunu tutalım. Tutalım ki Hak bizi tutsun. O bizi tuttuktan sonra bütün dünya unutsun dert mi? Dert ve keder Hak güneşini kaybedenedir. Eman ya rabbi eman. Ne seni kaybettir ne de güneşini, niyeti hayr olanın hep sana döndür işini, bizi sensiz ve güneşsiz bırakma amin..
Fatiha…
sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla