“””Dilde tevazu, yüzde kibir”””

Bismillahirrahmanirrahim
Medet Ya Sultanel-Evliya
“””Dilde tevazu, yüzde kibir”””
Bu Akdergahın üst katı göklerle direk bağlı. Asıl itibarı ile göğe bağlı olan kalptir amma bazı mekanlarında özel bir yeri var. Bu mübarek mekanda sanki bütün perdeler aradan çekilir. Gökten kutsi ilimler direk indirilir. Nur verir, nura erdirir. Gönüllere yol olur. Huzurun tarifini soran var ise işte bu inen nuru kalbe yazabilmek, anlayabilmek ve bununla amel etme gayretine düşebilmektir.
-Biz kusurlu insanlarız hocam.
Kusur insanda değil, düşüncededir. Her kusurlu düşünce ise şeytandan gelir. O zaman anla! tek kusurlu olan şeytandır. İnsandaki hata, o kusura yani vesveseye kulak vermesidir. O vesvese kartala “karınca gibi ol yeri kaz içine gir” der. Aslana “fare gibi ol! köşe buca saklan.” Bu sözlere kulak verip dinlersen, ne şerefin kalır ne de heybetin.
-Efendim biz sizin bu derin fikirleriniz anlamakta zorlanıyoruz.
Besmele çek, kalbinle dinle. Kalbini bize dönüpte dünya ile alakanı kesince, uzanıpta ulaşamadığın hikmet birden eline dökülür. Kimisi peşinden koşar bir ömür. Sanır ki varmak istediği yere edepsiz varır, istediği o manevi hazzı alır. Onun bir ömür koşupta ancak yaklaşabildiğine, edepli insan bir besmelesi ile ulaşır. Dil ile değil ki edep, kalp ile. Dil edepli olurda kalp olmazsa bu çok çok çirkindir. Hemde bunun tedavisi çok daha çetindir. Dili mütavazi kalbi kibirle dolu. Nasıl bir hıyanet bu. Garip insan işitince o dilden bir kaç güzel sözü, sanır ki evliya parçası karşısındaki, halbuki yüzüne kalbindeki kibrin karanlığı çökmüş onu farkedemez. Zaten bir manevi kelime duymak için gelmiş garip, istediğine de ermiş. Kendi hasta haline çare ararken karşısındakinin kanser olduğunu nerden bilsin, nasıl sezsin. Olsun bazen kötünün dili de iyiye iyiliğe hizmet eder. Katilin birine rastlasanda yolda, sorduğunda gideceğin yolu sana doğru tarif edebilir.
-Çok kötü tam olarak nedir? Kanser dediğiniz kibre yakalanmış olması mı?
Hayır. Bu illeti sıhhat sanması. Kibrini tevazu,edepsizliği edep görmesi. Çok kötü olan bu. Bu insanın derin bir müdaheleye ihtiyacı var. Bu kişi önce içi dışı bir olmayı öğrenmeli. Önce kibrini saklamamayı, sonra ortaya koyduğu kibirden kurtulmayı. Yani önce münafıklıktan çıkarıp müslümanlığa getir, sonra müslümanlığın zirvesine doğru elinden tut götür. Tabi var ise seninde Şeyhimiz gibi elini tutan bir kutlu Sultanın.
-Kibir yüze vurur mu?
Evet her kötü ahlakın yüzde belirtisi olur. Allahın nuru ile bakanlar onu görür. Fakat bunu bir maharet saymazlar. Asıl maharet; yüzlerde belirtisi görünen kötü ahlaklardan o insanları kurtarmaktır. Bu, şeytanın esir aldığı birini, şeytanın elinden kurtarmak olur. Ve bu dünya ve dünya da olan her şeyden daha kutludur.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla