**Allahın Dergahı**

Bismillahirrahmanirrahim
Meded Ya Sultalel-Evliya

**Allahın Dergahı**

Ne denli yüce ne denli hikmetli. Anladıkça hayran oluyor, daldıkça dalmak istiyor insan. Bize hoş gelen, bizi deli eden sana nasıl gelir bilmem amma bize söylemek düşer. Tesir ve idrakın nuru Hakk’tan. Her günün rızkı ayrı. Aynı olunca istemez nefis. Sofrada hep farklı yemek olsun ister. Ruhuna gelince “hocam çocukken öğrendiklerimizle gidiyoruz işte” der. Bedene her öğün ayrı yersin, ruhuna seneler önceki rızka devam etsin dersin, olur mu. Büyük Şeyhimizin buyurduğu gibi “her yeni gün için yeni rızık var” bu rızık ruhun. Kendini tanıyan Rabbini tanır diye buyurdu Hazreti peygamber. Rabbi tanımak gerek onu gösterdi. Tanıyor musun Rabbini. İşte Allahın dergahina geldik. Haram bölgesi tamamen. Bu kalabalıkta tavaf ederken gönlüme düşen ilham şu oldu:
Her kes geliyor herkes. Suçlusu da,arsızı da, yolsuzu da. İyi ve kötü hepsi burda. Kimseye hali sorulmuyor. Tek istenen buradaki kurallara uyması. Oda şahsi değil umumi olanlara. Bir sürü ufak tefek yanlışta yapsa yine kabul görüyor. Bu Yedi kat göğe hükmünü geçiren Ulu Yezdan’ın Dergahı. Acep ne öğretiyor bize. Şu Allahın mübarek evi kabenin içine çoğu evliya giremez iken çoğu müslüman kılıklı kafire izin verilmiş. Sen hikmeti hudayı arama derdine düşmezsen edepsizlik zehrinden kurtulamazsın. Hakkın iradesinin tecellisi böyle, var mı ondan daha iyi bilen. Belki de burda hırsız çaldığı kişi ile yanyana aynı safta namaz kılıyor.
-Nedir muradı Hakkın?
Hak diyor ki: Kul beşer şaşar, irili ufaklı hatalar yapar, ama bana gelmeyi aklına koydu mu ben onu şeytanın eline bırakır mıyım? Ben ki en rahmetli padişahım onun eksiğine takılır mıyım? Kirletmiş kalbini temizlemeye gelmiş. Onu, tek temizleneceği kapıdan kovmak olur mu? Ben cenneti onun için yaratmışken ateşten kaçan kulu ateşe atmak olur mu?
-Ama kötü niyetlilerde var. Derdi Allah olmayanlarda var.
Bu bir harmandır. İyi kullarla kötü kulların harmanı. Mis gibi aşk kokan kullarımın arasına giren mutlaka bir iyilik kazanır. Bu da rahmetimin büyüklüğünün bir nişanıdır. Hiçbir kulum kendini unutulmuş sanmasın. Hepsine açılan bir rahmet kapım var. Yeter ki ümidini kesmeyip kapıyı çalsın. İşte benim nizamımı görün anlayın. Sizi bunun için çağırdım buraya. Mevlanızı tanıyın diye. Döndükten sonra da eğer benim nurumu arayan varsa o kula gitsin ki o bana aynadır. Evimdeki nizamın aynısını onda yaşarsın. Onunla pervaz vurup direk bana uçarsın. Sen sevmem diye zorla kendini, ben ona mahabbet iksirimi koydum. Onu görünce kendinden geçersin, istesen de istemesende bir anda onu seversin, gerçek aşka ancak onunla gidersin. Bak ona sen, o bana aynadır. Bak ondan beni görürsün. Onu buldu isen tut elini gel. Daha ne boş boş durur düşünürsün?
-Kimler yani?
Havuz var tertemiz masmavi. Bakmaya doyamazsın. Kenarında yazar herkes giremez. Belirli az sayıda insanları içine alır. Daha büyük gölet var. O daha iyi, daha çok insana hizmet eder. Göl var daha da büyük. Büyük güzel ama fazla insanın yükünü çekemez, hep bir sınırı var. Göle girip heryere ulaşamazsın. Deniz daha iyidir ama boğazda tıkanır kalırsın. Fakat okyanusa ulaşırsan o zaman hiçbir sınırın olmaz. Hiçbir yerde eremediğine erer, göremediğini görürsün. Ama okyanusta güzel balıklar olduğu gibi kötü balıklar da bulunur. İşte Allahın dergahını en güzel yansıtan, en yakın aynalık yapan okyanustur. Eğer Hakka yakın olmak istiyorsan okyanus misali bir yüce gönüllü kula gitmen gerek. Onda hiçbir kişide bulamadığını bulur, eremediğine erersin. Bu kadar beyandan sonra “yahu kötü insanlar neden yanında” deme artık. Okyanus güzellikleri ile birlikte köpek balıklarını da katil balinaları da içinde barındırır. Sen gönül yoluna gir de hikmetini anla. Sonra farkına varıpta zamanla, dersin; O çok ta gözüne hoş gelmeyen, hoş görmediğin, bazı bazı arkanı dönüpte gittiğin zat meğer Allahü tealanın yeryüzündeki en has kuluymuş. Biz onu boş sandık amma meğer o tamamen Allahla doluymuş.
Fatiha….
sakaryevi