“””Ruhun gücü”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 5/1***

Medet Ya Sultanel-Evliya

“””Ruhun gücü”””

Yaratılan her şeyin özü insandır. İnsanın özü ise kalp ve ruh. Göklerde ve yerde ne varsa insan ile bir gizli bağlantı içerisindedir. İnsanı insan yapan ruh sahibi olması, kamil dereceye ulaştıran ise ruhunun güzel olmasıdır. Ruh nedir diye sorarsan ilahi bir sırdır. Kimilerinin bunu bilmeye, kimilerinin ise anlatmaya izni yoktur. Ama varlık aleminde Allahu Teala ile en sıkı bağlantı içerisinde olan şey ruhtur. İşte bu güçlü bağlantıdan dolayı varlık alemindeki en kuvvetli ve en heybetli varlıkta odur. Ruhuna dönen ve ruhunu yetiştirme yoluna giren insan bu büyük kuvveti de kullanmaya imkan bulur.
Bu alem öyle harika bir nizam ile birbirine bağlantılıdır ki kulun yapması gereken Rabbine boyun eğip onun işlerindeki hikmetleri anlamaya çalışmasıdır. Yaşadığın alemi güzel yapmakta çirkin etmekte senin elindedir. Kimisine dünyanın bütün hazinesini sunsan mutlu olmaz. Kimisi esen bir rüzgar ile kendinden geçer. Bir rüzgar bile onu mutlu etmeye yeter. Mutlu olmak çok mu önemli dersen, evet. Çünkü hayat çilesi ve müjdeleri ile Allahu Teala’nın bizlere ikramıdır. Bu ikrama şükretmek ve hep şükür halinde olmak gerekir. Şükre erebilmek için ikramdaki güzelliğin farkında olmalı. Bunun içinde ruhunu yetiştirip olgunlaştırmalı. Güzel ve çirkin, doğru ve yanlış, nimet ve külfet bunlar hep insanın ruhunda biter. Ruhunu anlama yoluna girip bahşedilen ilahi kuvvetini kullanıp kullanmamakta biter. Göklerin rabbinin sana bahşettiği bu ilahi cevherin yaradana nisbetinden dolayı müthiş bir kuvveti var. Senin yapman gereken bu kuvvetin farkına varıp Yüce Mevla’nın izni ile ruhunun kuvvetini kullanarak bu alemi değiştirmektir. Önüne gelen her mesele ve olayı güzele döndürmek hep senin elinde. Ruhunu eriştirirsen enginlere o zaman bütün aşağıda kalanlar ufalır ve gözünde kaybolur. Dünyanın dertleri gözüne görünmez olur. Dağın tepesine çıkanın dağın eteğindeki yılandan bir korkusu bir kaygısı olur mu? Derdi Allah olan dağın tepesindeki insan gibidir. Dünyanın derdi ise dağın eteğindeki yılan. Sen ruhunu yükselttikçe aşağıdakiler gittikçe küçülür ve yok olur. Onun için bizim gözümüzde dağ gibi gözüken dertleri Allah ehli görmez bile. O, sana en ağır gelen dertlerin içinde mutluluğa çıkan kapıyı kolayca gösterebilir. Seninde yapman gereken onun gibi ruhunu yetiştirip sahip olduğun manevi kuvveti kullanabilmektir. O zaman sende önündeki dert dağlarını ruhunun kuvveti ile ufalayıp tuz buz edebilir ve bütün anlara ve insanlara mutluluk saçabilirsin. Bir yükleme veya bir eke ihtiyacın yok sadece kendini ve ruhunu tanıyıp ruhunun gücünü kullanman gerekiyor. Dağları denizleri aşıp okyanuslar üzerine köprüler yapmaktan daha da büyük olanı gönülleri Allaha erdirecek yol bulmaktır. Kullan içindeki ilahi bağışı Allahın izni ile Allahın sana bahşettiği ruhun kuvvetini kullan. Kullan da çöle dönmüş arazilerinde güller açsın nehirler aksın. Bataklıklar bir güzel göl manzarası alsın. Bitmez dediklerinin biteceğini, erilmez dedikerinin çok kolay erilebileceğini gör. Anla. Önce kendini kurtar bu harebe halden. Önce kendi yıkıntılarını inşa et sonra bütün alemi bütün gönülleri. Bu kuvvet yeter mi? bir gün biter mi diye endişen olmasın. Bu ilahi bir sırdır. Kuvvet senden değil Ezel ve Ebed sahibi olana olan nisbetindendir. Ona ait olan her şey ebedidir. Bitmez tükenmez. Kullanmakla eskimez eksilmez. Bu ilahi kuvvetin farkına varmayanların, ruhunu yetiştirme yoluna girmeyenlerin hali fareden korkan aslana döner. Dünyanın bütün dertleri asıl itibarı ile bir fare ve ruhunun sahip olduğu kuvvetten dolayı bir aslan olması hasebi ile bu önüne geçen fareden dolayı korkan somurtan canı sıkılan bir hale düşen aslan gibi olursun. İşte bu fareden korkan aslan şu zamanda ruhunu anlama yolundan çok uzaklarda olan insanın ta kendisidir.

Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla