“””Nur”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 4/12***

Medet Ya Sultanel-Evliya

“””Nur”””

Allahu Teala buyurdu:

Allahu Teala gökleri ve yerleri nurlandırandır. O zaman Nurdan uzak kalan, nursuz kalan Allahu Tealanın muradından uzak kalandır. Nur’a yakın olmak Allahu Tealanın muradına ve neticesinde Allahu Teala’ya yakın olmaktır. O zaman insan Nur’un peşinden koşmalı. En çok Nur’un sahibi olan zata yakın olmalı. Yakın olsun ki ondan Nur alsın. Allahu Tealanın muradına ve ona varsın.

İtikadın Nur’u vardır. Güzel ahlakın ve doğru amelin kendine has Nur’ları vardır.

Önce itikadın Nur’u gelir. Doğru itikat(inanç) sahibi olmazsan doğru işlerde yapsan yine boş olur. Elinde Fener’i olup yanlış taraftaki yola yönelmiş insana benzer. Elindeki amelin ve bazı güzel ahlakların ışığı ile kendini kandırır. Bak ışığım var önümü görüyorum der. Ama gittiği yönün yanlış olduğunu ve sonundaki uçurum boşluğunu görmez. Doğru itikadın Nur’u güneş gibidir her yolun nereye gittiğini gösterir. Doğru itikat ehli sünnet vel cemaat itikadır. Bundan sonra güzel ahlakın ve güzel amelin Nur’ları gelir. Bunlara sahip olmayanda Nur olmaz.

-Bazı ehli sünnet olmayan kişiler var biraz nurlu geliyor bize neden?

Evet neticede sahip olduğu inanç onu dinden çıkartacak kadar bozuk değil ise imanın Nur’u var kendisinde. Ama bembeyaz değil. Yani karaların içerisindeki kahverengi gibi. Kara mı değil karaların arasında dikkat çekiyor ama beyaz mı hiç değil. Ya da sütlü kahve gibi kahve gibi koyu değil açık ama süt gibi bembeyaz da değil.

O zaman Allahu Teala Nur veriyorsa insana zulmet ve karanlık şeytandan gelir nefisten gelir. Niçin bunlar Nur’u istemezler çünkü Nur olursa onların götüreceği kötü yolların süslü birer balon olduğunu anlar insan ve batırmak istedikleri bataklara batmaz. O vakit Nur ehli olan insan Allahu Teala ile nursuz insan ise şeytanladır. Ne vakit bir taraf zayıf oluyorsa öteki taraf kuvvetlenir onun için devamlı Nur’unu arttırmaya bak. Efendimizde bunun için dua buyurdu:

Ya rabbi senden Nur istiyorum Nur’umu arttır.

-Asıl Nur nedir?

İnsanın kalbine verilen doğruyu yanlıştan ayırt edebilme kabiliyetidir ki buna basiret daha da kuvvetlenince feraset derler. Bu Nur Allahu Teala’dan gafil olmamayı adet edinen kullara verilir. Onlar çoğu şeytanın oyunlarını daha oynamadan çözer ve gerekli önlemleri alırlar. Sen kendini kurtardım derken o sana bir kaç adım sonraki şeytanın tuzağını göstermeye çalışır. Sende inatla yok yahu dersin. Ve şeytanın tuzağına düşersin. Kendini bir hesaba çek ferasetin var mı kuvvetli mi? Yok ise o zaman feraset sahibi kullar ile ol ki şeytanın tuzaklarından haberdar olasın. Kapkara batakların içinde kendini Nurdan Deniz’ler içinde sanmayasın. Nur’unu çoğalt Hakka giden yolun apaydın olsun. Nursuz insan gece zifiri karanlıkta farları yanmayan araba ile yol alana benzer. Biraz Nur’u olan farları zayıf yanana sen Allah ehline ver elini de güneş doğsun yoluna ne far ışığına ihtiyacın kalsın ne de elektrik direğinin lambasına. Vermezsen sonra kendini şaşırır her yaptığını birbirine karıştırırsın. Zinaya aşk der asıl aşka layık olan yedi kat göğün Hakan’ının aşkına adına aşk dediğin ile ihanet etmiş olursun. Nurdan uzak olduğundan dolayı aşk sandığınla. Merhamet edeyim derken zulüm, hayat vereyim derken ölüm saçarsın.

Fatiha…..

Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla