“””Güzel padişahım”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 4/5***

Medet Ya Sultanel-Evliya

“””Güzel padişahım”””

Güzel padişahım.. Senin yolunda gitmek olsun nasibimiz, senin davan uğurunda ölmek olsun. Senin cihat kuvvetin, senin ümmetine şefkatin bir bağış olsun kalbimize. Senin tarafından gelen kutsi bir nazar, bir bakış hayat saçsın gönlümüze. Senin yüce ahlakını ahlak edinmek şöyle dursun anlamaktan bile aciz olduk. Sen bizi şefaatinden mahrum kılma. Tutunacak tek dalımız, Allaha açılan kapımız sın. Gece gündüz ettiğimiz duaların kabulüne ümit kaynağımızsın.
Cebrail aleyhisselam son anlarında gelip sana sordu:
-Seni Firdevs-i âlâ’da mı yoksa Sidre-yi münteha’da mı defnedelim. Sen sordun:
-Ümmetimi nereye defnedeceksiniz? Cebrail aleyhisselam:
-Yer yüzüne dedi.
-O zaman benide yer yüzüne defnedin diye buyurdun.
Güzel padişahım senin kabri-şerifin yeryüzünde olmasaydı bizim halimiz nice olurdu. Senin o şefkatli kalbin olmasaydı, Haktan yana ümidimiz nasıl olurdu. Güzel padişahım senin dininin sancağını kaldırmak için kalplerimize nazar eyle. Eyle de o bakışın bizim, senin gibi korkusuz, senin gibi şefkatli, senin gibi adaletli, senin gibi gayretli olma yoluna girmemize vesile olsun. Dualarımızın kabulu için Hakk ile aramıza şefaatçi olsun. Son anlarında Hazreti Ali r.a. mübarek dudaklarına bakmış da terennümünüzü işitmiş. Son anınızda bile “ümmeti ümmeti” ümmetim ümmetim dediğinize şahit olmuş. Yedi kat göğün Hakan’ına binlerce hamdü sena olsun ki bu aciz halimizle bu liyakatsiz varlığımız ile sana Ümmet olduk.
Güzel padişahım şu sarsılmaz muhkem dağlara bakıyorum da sizin küfür karşısında sapa sağlam duruşunuz aklıma geliyor. Şu taze açmış yeşil yapraklara bakıyorum da ümmetinize olan şefkatiniz aklıma geliyor. Şu devamlı akan akarsunun suyuna bakıyorum da kalplere nur saçan sözleriniz aklıma geliyor. Şu her yeri sulayan yağmura bakıyorum da ümmetinize dualarınız aklıma geliyor. Ne büyük bir kalp, ne merhametli gönül. Tefekkür edince öyle dualar buyurmuşsunuz ki yağmur gibi bütün kulları sarmış, rahmet olup ıslatmış. Alemde ne güzel var ise o güzelliği, sizin bir bakışınızdan almış. Hak sizi habip seçmiş, sevgili seçmiş. Siz ne güzel insansınız, ne özel insansınız. Yüz güzelliğini Hazreti Yusuf’u ihsan buyurmuş Hazreti Yezdan. Size ise en güzelini seçip, en güzelini vermiş. Siz Allahu Taala’nın evimdir diye buyurduğu, güzel ahlakıların kendisinden doğduğu en güzel kalbin, en müstesna gönlün sahibisiniz.
Hikmet bilmeyen sorar “neden Yusuf daha güzel” Yusuf’un yüzü benim güzel padişahımın gönlü.
Yüz bu aleme bakar gönül göklere. Benim padişahım göklere sultandır. Onun gönlüne nazil olan Hazreti Rahmandır.
O yüzde kalmadı, bu aleme hükmetti ama alemin sahibinden bir an gaflete dalmadı, her ne güzel ahlak sergiledi ise önceki peygamberler, hiç birinin güzel ahlakı onun ahlakına varamadı. O öyle bir gönlün sahibi ki onun gönlünden sudur eden güzelliğe hiçbir varlık sahip olmadı. İşte o gönlü kendine habip seçti Hazreti Yezdan, Ne var ise mana aleminde hepsi o kutlu gönülden aldı ilham. Ona yöneleni hiç mahrum bırakmadı, huzurundan atmadı, şefkati ile buyur edip eksiğine bakmadı. İşte o benim o bizim güzel padişahımız, iki cihanda ümidimiz tek dayanağımız.

Yandı canımız aktı göz yaşımız
Layık değiliz ama sana aşığız.

Ey güzel padişahım lütfeyle bize, şefaat eyle bize, bu kara kalplerimiz karalığından soyunsun, senin o şefkatli bakışlarınla, senin merhametle ihsan buyurduğun vaazlarınla, hep sana koşsun, yoluna baş koysun. Dualarınla gönlümüz senin ahlakına boyansın, senin gibi Hakk yolunda gelen bütün cefalara metanetle dayansın.
Ey güzel padişahım aramak, senin yoluna düşmek seni bulmak emelimiz, senin olmak, sana gelmek, sana varmak dileğimiz. Senin ümmetin olmak en büyük nasibimiz.
Senin kutlu sözlerine kulak vermeyen kalp ölüyor. Sultan Yunus bile “seni sevmeyen ateşte yansın” diyor.
Ey güzel padişahım Azrail a.s. yaratılalı beri en zor işini yapmaya, sizin ruhunuzu teslim almaya gelmişti. Siz buyurdunuz kardeşim Cebrail ile meşvere yapayım. Cebrail a.s. geldi. Siz dediniz:
-Ey kardaşım Cebrail bak bu duran Azraildir. Gelmiş bizim ruhumuzu almaya.Sen neden benim yanımdan ayrılırsın?
Cebrail a.s.:
-Ey güzel padişahım, ey Allahın Resulü seni bu halde(ruhun alınırken) görmeye gücüm yetmez, onun için dedi.
Siz sordunuz:
-Rabbim bana ne hazırladı? Cabril a.s.
-Cennetler, huriler, hamd sancağı, şefaat ….. Siz:
-Onları sormuyorum. Aciz ümmetimin hali nasıl olacak? Cebrail a.s.:
-Hiç keder duy mayınız, sizin ümmetiniz cennete girmeden hiçbir ümmet cennete giremez. dedi.
Ey güzel padişahım seni sevmeyen ateşte yansın evet, çünkü onun odundan farkı yok. Bize nazar eyle sultanım kuru odun gibi olmayalım, ateşlerde yanmayalım. Asıl ateş odunu yakan değil sana varmak yolunda kalbi yakan hasret ateşidir. Derviş diyor ki namazda seni görmeden huşuya ermek olamaz. Seni görmek isteyen mürşide ermeden bu isteğine varamaz. Senin aşkın kalplere düşmüyorsa o kalpte Rahmana yol alamaz. Yolundan ırılmayalım, yakınından ayrılmayalım. Sen bize bu kadar düşkünken biz dünyaya meyledip senin aşkından, senden mahrum kalmayalım.

Ey güzel padişahım…..

Fatiha.

Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla