“””Arzu Hal”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 4/10***

Medet Ya Sultanel-Evliya

“””Arzu Hal”””
MEDİNE-Yİ MÜNEVVRE’DE

Efendim Sultanım, candan öte canım, cananım, Ey Allah’ın habibi, Ey alemin kendisine hayran olduğu, her haline kurban olunduğu merhametli padişah, içimi yakan derdim var benim. Medem ki merhametli bir padişahım var o zaman derdimi arz etmeme ne engel var. Merhametinize affınıza sığınarak derdimi arz etmeye geldim. Bağrımı yakan iki şey var sultanım.
Birincisi benim derdim. Eksiğim çok. Üzerime düşen lütuf çok. Herkes bir şey sanır ama benim kalbimde size ve yolunuza hayranlıktan fazla bir şey yok. Eksik hep, ibadetim taatim. Kalkıp şöyle sabaha kadar huzurda durayım desem, binbir engel çıkar önüme. Bilirim aşıksan eğer yare gitmeye engel olamaz hiçbir şey. Ama sonuç; olmuyor. Çıkınca yola devamı gelmiyor. Secdelerim az, niyazlarım da, zikrim az Hak’la olan anlarımda. Ben! kızıyorum kendime, ben! kabul edemiyorum. Madem aşk ise kalbimdeki neden hep yar ile olamıyorum. Yok değilse neden durmadan onu anıp yanıyorum. Ortada kaldım. Altımda sırat köprüsü ama benim köprü umurumda değil. Ben Yare dikmişim gözümü bana bakıyor mu diyorum. Aşağı düşmek derdim değil. Derdim yarin bakışı. Acaba benim mi der bana, yoksa umursamaz geçer mi? Umursamadan geçerse sıratı geçsem ne olur ki diyorum. “Yar yine bakmadı.” Sonra dönüp düşünüyorum niye baksın ki? Neyi hak ettim ki onu hak edeyim diyorum. Aldığım nefes bile fazla bu nankör halime. Öyle geçerken anlar lütuf üzerine lütüf gelir. Sanki göğün kapıları her gün benim için açılır. İlahi Hikmet Pınar’ları üzerime saçılır. O vakit ümidim çoğalır. Evet derim evet kapı bana da açık bakın. Yarin bakışlarını göreceğim vakit çok yakın. Sonra yine tembel halim, yine eksik taatim. Ya Rasülellah bunu üzerimden atmak için şefaatını dilerim.
Diğeri ise ümmetin şuursuz hali. Nereye kadar gider böyle. Herkes selin üzerindeki çöp gibi. Ölen niye öldüğünü bilmez. Giden nereye gittiğini görmez. Her şey birbirine karıştı. Bir kapı olmalı açık bir kapı. O kapıdan girip insanlar şuurlanmalı. Cehenneme doğru dört nala koşan bir akım var. Kızıyorum Allah’a asi oldukları için, sonra kendimi onların yerine koyuyor acıyorum için için. Çünkü durumları zor, şeytan heryerden sarmış binbir türlü tuzak. O zayıf hali ile o insan bu tuzaklardan nasıl çıkacak. Ben bilmiyorum. Sizden istiyorum. Siz ki en azgın kavmi en imanlı kavme çevirmeye muvaffak oldunuz. Bu insanları bu şuursuz halden nasıl koruruz. Biliyorum birlik gerek ama buna bir vesile lazım. Nasıl oluruz yardımınız lazım. Umre için size geldik. Gelirken bir yerde mola verdik. Öğlen namazını Eda ettik. Ehli sünnet olanların hiçbiri diğer imama uymadı. Bunlar umreye gelenler. Diğerlerinden daha şuurlu olduğu düşünülenler. Daha camideki namazda aynı imama uyacak birliği bulamıyoruz. Hep beraber tek cemaat yapamıyoruz. Herkes bir diğerinin birşeyini beğenmez. Bu hale nasıl geldik. Bu halden nasıl çıkarız. Herkes bir fikri sunar ama kimse sonuca ulaşamaz. Bir kapı gerek bu şuursuz halden kurtaracak bir kapı. Bu da ancak sizin şefaatinizle olabilir. Bu halden bizi ancak Allah’ın Habib’i kurtarabilir. Şefaat edin Allah için çalışan kullara, aşk ile yanan canlara izin verin şefaat edin yolları açılsın. Artık İslamın devri gelsin küfür dağılsın. Ümmetin üzerine Mevla’mızın rahmeti saçılsın. Nefisler efendi değil hizmetkar olsun. Şeytanlara tahtlar değil zincirler vurulsun. Bütün kullar Allahu Teala’nın tecellisi ne tutulsun. O vakit çabuk gelsin de Bayram’ımız olsun. Gelsinde herkese mübarek olsun. Amin.

Fatiha…..

Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla