“””Derin Sular”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 3/12***

Medet Ya Sultanelevliya

“””Derin Sular”””

Hazreti Rahmani Müteal Celle Celaluhu o sadık olmayan insanları anlatıyordu. Beled suresinde kendi yolunun nasıl olduğundan bahsediyordu. İzzet ve şerefle buyurdu:
-O gören iki gözü ona biz vermedik mi?O (konuşan) dili ile dudaklarını biz ihsan etmedik mi? Doğruya giden yolu ona biz göstermedik mi? (Beled suresi 8-9-10)
Mevlamız elimizdeki en büyük nimetlere dikkatimizi çekiyordu. Göz, dil, dudaklar ve doğruyu gösteren, karanlıkları aydınlatan nur. Böyle nimetlerle donanmış insan; o her şeyde izi olan, ol deyince olduran, kalplere ilahi aşkı kadeh kadeh dolduran Hazreti Mevlaya gidecek kuvvete sahip demektir. Bundan sonra önüne ne engel çıkarsa, o engelin bir hükmü yok. Çünkü bu nimetlere sahip olan eğer doğru kullanıyorsa onun imanı dağları devirir. Okyanuslardan gözü kapalı geçirir. Bilir çünkü dağın sahibi de O, dağın kenarındaki çakıl taşının da. Çakıl taşını kaldırmaya kuvvet veren de O, dağları yerinden oynatan da. Bir faniye aşık olmuşta Ferhat, aşkı için dağı delmiş. Baki ve en güzel olan için bütün dağları delmek gerekirken O Merhamet Sultanı insaf etmişte sadece; “bana gelen dağ yolunun külfetine sabret bu kafi” demiş. İnsan bundan gafil mi kalıyor? O en güzel olan varken, hep fanilerin kapısını mı çalıyor?
O Merhamet Sultanı, yedi kat göğün hakanı izzetle devam etti o ulu sözüne
-(o (aşkında)sadık olmayan kul) dağ yoluna girmedi.(Beled-11)
-Dağ yolundan kasıt nedir? Neden dağ yolu buyruldu?
Dağ yolu çetindir, dağ yolu zorlu, O en güzele hiç cefa çekmeden ermek olur mu?
Bu hitap aslında içleri yakarcasına bir hitaptır.
Ben size bu nimetleri verdim demenin manası:
Ben sizi böyle sevmişken, hiçbir şey hak edecek bir iş yapmadan size bunları ihsan etmişken, size o en güzel, en özel peygamberi, habibimi seçmişken, nice nice hatlarınızdan bile geçmişken size:
benim için şu dağ yoluna girip yol alın dedim. Benim katımdan gelen aşk deryasına dalın dedim. Siz en büyük düşmanınız şeytan için ne dağlar aşmışken benim için dağın yoluna bile giremediniz. Sonra bide benim dostum olduğunuzu söylediniz.
-Çok derin Suabhanellah!!!!!
Evet. inci mercan ise peşinden gittiğin, ya da denizin en güzel yerleri ise görmek istediğin, o zaman derin sular var dalman gereken, yaman yollar var geçmen gereken.
İnsanoğlu acayip haller sergiler. Daha suya girmeden “Ben derin sulara dalacağım” der. İşi bilen usta kişi “dur evlat acele etme önce ayağını bir suya sok bakalım” der. Ayağını suya sokunca hemen çeker “yahu bu ne kadar soğuk su imiş. Biraz güneş vursunsa ısınsın” Ama bilmez bu aşk okyanusudur. Bunu normal güneş ısıtamaz. Bunu ancak aşk ateşi ısıtabilir. Aşk ile bu deryaya girenleri, o derya serinletemez bile.

Gönlüm Yârin cemalini beklerken
Buz gibi sularda kor gibi yandın
Sen aşk ile Ânın zikrindeyken
O güzel Mevla seni unutur mu sandın

Netice daha ayağını suya sokmaya kalbinin gücü yetmez iken derin sulara dalarım der. Sonra zoru görünce suya da düşman olur. Güneşe de. Ama hiç kendine dönmez, kendine söylemez:
Yahu derya aynı derya, güneş aynı güneş. O Allah erine bir şey olmadı bana neden oluyor. Suyun güneşin benimle ne garezi olabilir ki bana düşmanlık etsin. Burada hatalı olan benim. O Allah eri gibi sağlam niyetim olmadı. Onun kalbine dolan benim kalbime dolmadı. O zaman önce ona benzeyeyim. O’nun yolundan gideyim. Sonra vakti gelince onunla dalarım bende.
Evet dost netice O Ulu Yezdan’ın nidası içler acısıdır. “Kulum benim için zorlu yola girmedi”
Eman Ya Rabbi Eman!!! Yakma bizi firakınla. Dağları aşalım yardımınla. Gelelim! dualarımıza icabınla. Eksiğiz ama şeytanı sevmedik, senin istmediğini bizde istemedik. Belki çok taatimiz yok amma, senden başkasına secde etmedik. Bir tek sana açtık ellerimizi, tek sana yalvarttık dillerimizi. Senin aşkınla yanan kalplerimizi sivana mekan eylemedik. Dağ yolu, deniz yolu zorlara geldikte, şeytan yolumuza çıktı hep. Bizi sana düşman etmek istedi. O konuştu durdu biz onu hiç işitmedik. Dilimiz kalbimiz bir seni söyledi “Seni isteriz” dedik başka bir şey söylemedik.

İlahi!!! yardım yine sensiz mi kaldım
Ateşinle içten içe kül oldum yandım
Her lezzeti tattım da gönlüme baktım
Yine Allah yine Allah diyor

Sıkıntı ile şu dünya da yoğruldum da
Sana aidim dedim kapılardan kovuldum da
Dert ile daralınca gönlüme sordum da
Yine sana deli divane aşığım diyor.
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla