“”””Yüksek Tahsil”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 2/5***

Medet Ya Sultanelevliya

“”””Yüksek Tahsil”””

Yüksel tahsil nedir? İnsanın tahsili insana ne kazandır malı?
Bunu tefekkür etmek gerek.
İnsanımız yapmış olduğu yüksek tahsile güvenerek karşısındakinin kim olduğuna bakmadan pervasızca konuşur olmuş.
Şeyhimizin söylediği şu güzel söze bakın :
Okuyan çok ama edep öğrenen yok.
Demek ki yaptığımız tahsilin bize en önde kazandırması gereken şey edeptir.
Bu gün bir takım üniversiteli kardeşler bazı programlarda millet vekilleri ile veya daha değişik kesimlerden insanlara soru yöneltiyorlar.
Soru sorarken karşısındakine, sınıf arkadaşıymış gibi davranıp dalga geçiyorlar.
İnsan saygı duymasını bilmezse, asla saygı duyulan biri olamaz.
-Saygı sonradan öğrenilen bir şey midir?
Evet saygı sonradan öğrenilir. Fakat bu, hali ile öğreten birinden olur.
Yazı ile öğretim tam netice vermez.
İşte bu yüksek tahsil sahibi insan, herhangi bir vasıfta kendisinden üstün olan her gördüğü kişiye saygı ile yaklaşabiliyorsa, o zaman tahsili tamamdır.
Yok bu edebi öğrenemedi ise isterse on üniversite bitirsin yine merkep yine merkep.
Şeyhimizin buyurduğu gibi: Bizde yaptık o yüksek tahsilden ama isminden başka bir yükseklik göremedik.
İnsan asıl itibarı ile bu yüksek tahsili imanı tam insanlardan öğrenebilir.
İster tahsili olsun ister olmasın
Düşünsenize ezel ve ebed sayfasında insanlığa edebi öğreten o iki cihan serveri okuma yazma bilmiyordu
-Evet. Ne kadar ince bi çizgi.
Ama onun o yüksek edebine hangi kitap okumakla ulaşılabilir ki?
-Günümüz insanının saygı duyduğu ilk şey maddiyat
-Kim olursan ne olursan ol farketmez.
Evet malesef, onun için battıkça batıyorlar.
-Maddiyat olmasın demiyoruz ama ne için olsun?
o ayrı bir konu başka zaman inş.
Efendimizin bir kıssasını anlatalım.
Yedi kat göğün sahibi bir gün habibini huzuruna davet eder.
Bu yüce buluşma anında türlü türlü cevherler var.
Fakat Efendimizin her hali insanın kalbini eritir.
Düşünün Yedi kat göğün sahibi sizi davet ediyor, siz göklere çıkıyorsunuz.
-Lütuf
Her göğün kapısında kapıcı soruyor “kimsiniz” diye.
Yedi göğün her kapısında bu soru soruluyor ve efendimiz tek kelime etmiyor.
Edeple bekliyor. Hep Hazreti Cibril a.s. cevap veriyor.
Bunu düşünmek insanın kalbini eritir.
-Evet
Burdaki yüksek ahlakı görebilene ne mutlu!
Bunu kendimizde düşünmeliyiz.
Bizi cumhur reisi çağırsa, 7 katlı bir binanın en üst katında bizi bekliyor olsa,
bize en yakın adamını gönderse ve biz onunla gitsek, her katta bize “siz kimsiniz” diye sorsalar, hangimiz edeple bekleyebilir, hiç sesini çıkarmadan.
Sonra yedi kat göğün üstünde bir mevkiye gelinir.
Cebrail a.s. “burdan sonrasını sen tek gideceksin” der.
Orda ALlahu Tealanın arşı vardır.
Kuranı kerimde izzetle ve şerefle anlatılan bu mekanı görünce Hazreti Rasul
ne yaptı bilir misiniz? Tefekkür etti.
-Maşallah
Dersini çok iyi biliyordu. Çünkü onun kalbi dostuna tam bağlı idi.
-Allah bizlere de o bağlılığı nasip etsin insallah.
-Amin..
Hazreti Musa a.s. Tur dağında Yar ile konuşacağı sıra da Yar ona:
Burası mübarek topraktır ayakkabılarını çıkart demişti.
Efendimiz şöyle tefekkür etti:
Şimdi ben Arşurrahman’a basacağım. O vakit ayakkablarımı çıkartayım.
Ona çıkart diye bir emir gelmeden.
Efendimiz tam mübarek ayaklarına uzandı ki:
Yar’dan hitap geldi:
Bırak, çıkarma!
Bırak çıkarma!
-Neden?
Sen bu madenin cevherisin.
Sen her güzelin serverisin.
Sen alemin yaradılış sebebisin.
-Huşu ile doluyor insan.
Nerde bir güzel varsa sana benzediği kadar güzeldir.
Sen bütün aleme edep öğreten sultansın.
Sen yedi kat göğün rabbine canansın.
Bırak çıkarma ayakkabını!
Ayakkabın ile bas!
Basta arş senin ayakkabının tozu ile şereflensin.
-Maşallah
İşte bu Hazreti Muhammed mustafadır.
Okuma yazma bilmeyen
ama her şeyi herkesten daha iyi bilen
İlmi ledun sultanı
Hazreti Muhammed Mustafa S.a.v
-Saygı değer olmak böyle bir şey demek ki.
Sohbetin başında demiştik
saygı duymayı bilmeyen saygı duyulan biri olamaz
-Doğru
İnsana yüksek ahlakı kazandıran kalbinde taşıdığı imandır.
Bu gün o imandan çok uzakta kalmış bu insanlar.
Ne kadar okursalar okusunlar, yüce ahlakın sahibi olmaları mümkün değildir.
Evet bu günde bu kadar inş.
-Allah razı olsun sizden hocam
birde
İnsan soru soruduğu üstün nittelikli insana dalga geçer gibi soru soruyorsa.
O kişiye cevap vermek için harcanan vakte yazıktır.
-Ama müslüman alttan alan, her daim açıklayandır.
Hayır. Müslüman feraset sahibidir.
-Neden
Dalga geçmek için soru sorana, cevap vermek ahmaklık olur.
-Belki üçüncü soruda utanacaktır, İnsanları kazanmak gerekmez mi?
Bu şekilde kazanım olmaz. Elması çamura atmak olur.
-Onların kalpleri mühürlü müdür yani?
Hayır. Ona istediği cevabı vermek hatadır.
Ona cevap vermek değil.
Onun yaptığı edepsizliği ona göstermek gerektir.
-Nasıl peki?
Bir üniversite mezunu insan eline mikrafon alıp seninle dalga geçer gibi soru soruyorsa
sen önce ona soru nasıl sorulacağını öğretmen gerekir.
Şöyle dersin:
-Siz yüksek tahsillisiniz. Bu demek oluyor ki
yüksek bir anlayışın insanısınız.
Hangi mecliste nasıl davranılacağını en iyi bilmesi gereken sizsiniz.
Burda konuşulacak olan elmastır.
Siz buna tuz gözü ile bakarsanız
cahilden ne farkınız kalır.
-Evet çok doğru
Bunun gibi
-Anladım hocam
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla