“””Halim insan”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 1/12***

Medet Ya Sultanelevliya

“””Halim insan”””

-Yüce gönüllü olmak…
-Bunu nasıl becereceğiz hocam?
Yüce gönüllü olmayı, yüce gönüllü zatlardan öğrenebiliriz.
Bu bir iman kuvveti meselesidir. İnsanın kabinin görüşü iman kuvvetine göredir.
Mesela miyop insan var. 30 cm önünü görür sadece.
İman kuvveti az olunca, insan meselelere bir miyop gibi bakar.
Etraflıca göremez ve düşünemez. O zamanda yanlış kararlar alır ve yanlış hareketler eder.
Yüce gönüllü olan insanların yanında bulunmak ve onların öğrettiği gibi davranmak
imanı kuvvetlendirir. O zaman kalbin görüşü açılır.
Her şeyi daha detaylıca düşünür. Tefekkürü kuvvetlenir.
“Yarin kızmadığına nasıl kızayım der. Onu seveni nasıl kırayım.
Gönül ki Yarin evidir. Onun evini nasıl yıkarım. Bir gönüle nasıl kıyarım” der.
-Kolay öfkelenmek
Evet kolay öfkelenmek büyük bir hastalıktır.
Peygamberimiz s.a.v.:
İnsan öfkelendiği zaman, şeytan o kişi ile çocuğun topla oynadığı gibi oynar
diye buyurdu.
-Neden peki?
yani şeytan öfkeyi neden sever?
Çünkü insan öfkelendiği zaman en üstün özelliği olan akıl ve düşünme melekesini
kullanamaz. O vakit kendini şeytana en kolay av derecesine düşürmüş olur.
-öfke nefsi tetikler yani nasıl koruyabiliriz kendimizi?
Öfkenin zıttı olan ahlakın peşine düşmek gerek.
-Nedir o?
Bu ahlak şeytanın hiç sevmediği ahlaktır.
Çünkü bu ahlakın sahiplerini kolay kolay kandırması mümkün değildir.
“””Halim olmak”””
-Ne demek halim olmak?
-Çabuk sinirlenmeden teenni ile hareket etmek. Yani oturaklı bir şekilde.
Bu ahlak öyle müthiş bir ahlaktır ki; Efendimiz s.a.v.:
Halim olan insan neredeyse peygamberdir diye buyurdu.
İnsan hayatına baktığı zaman bunu çok rahat görebilir.
Yaptığı yanlışlar genel olarak bu ahlaktan yoksun olmasından ileri gelir.
-Peki halim insanlar hep böyle miydi? Yani öyle olana kadar ne yaptılar?
Onlar kalplerini Allahu tealaya döndürdüler. Meşayihi kiramı takip ettiler.
Onlardan nerede kızılıp nerede kızılmayacağını öğrendiler.
Ve o kutlu zatların manevi yardımları ile bu ahlaka imanı derecesinde erdiler.
Yanlız iki şeyi birbirine karıştırmamak gerekir.
Halim olmak korkak olmak değildir.
Halim olan zat Allahu tealadan en çok korkan ama dünyalık meselelerde
ise hiç korku çekmeyen zattır. Erken davranmamasının tek sebebi
Allahu Tealanın rızası istemesidir.
-Kıymet bilmez insanlara nasıl davrandılar?
Evet kıymet bilmeyen insan!
Allahu Teala değer sahiplerini kıymet bilmeyenlerin eline düşürmesin!
-Amin hocam
Bir insan kıymet bilmiyorsa, o vakit mahir kıymet sahibi o kişiye bakar.
Bundan ileride bir ışık doğar mı diye. Öyle bir ihtimal yok ise
o vakit onunla boşa vakit harcamaz kıymet bilene, bileceğe yönelir.
-Halim insan iman sahibi, sabırlı ve tahammüllü olmalı. öyle mi?
Evet. Acele karar vermeyen, affetmeyi adet edinen kutlu kişilerdir.
-Anladım
-Peki hiç mi kızmaz onlar? Bedel ödetmezler mi?
İşte burası çok tehlikeli! O insanlar çok zor kızar.
Ama onlar kızarsa ki buda Allah için olur.
Onların kızışı yedi kat göğü titretir.
Onun için veli ile oyun olmaz derler
HİMMETÜR-RİCAL TAKLE’UL-CİBAL
(Erenlerin himmeti dağları yerinden söker.)
Halim olmak çok büyük bir erdemdir.
-Bir tatlı gülüşün bile kıymetini bilmez isek, her seferinde daha da dibe batarız değil mi?
Kıymet bilmeyenin elinden alınır nimet. Sonra kaybedince yanar
“Ne oldu böyle, neden kaybettim” der. O zaman göklerden gelen tek bir nida vardır:
“Ne edersen kendine edersin kendi kendine” manasında olan:
Biz insanlara zulmetmeyiz insanlar kendi kendine zulmederler
ayeti kerimesidir.
Fakat bu hilm sıfatı yani halim olmak kişinin kendine yapılan yanlışta olur.
Arkadaşına, devletine yapılan yanlışta hilm olmaz.
O zaman adeletle davranmak gerekir. Kısas ile.
-Evet
Yoksa düzen bozulur. İyi olanları kötü olmaya sevkeder.
Kötü olanların ekmeğine yağ sürülür.
İşte netice bu güzel ahlaklar birer devadır.
Nerde ne kadar ve nasıl kullanacağını bir hekimden,
Bir mürşidi kamilden öğrenmek gerek
vesselam

Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla