“””Aşk düşünceden ibaret değildir”””

Bismillahirrahmanirrahim ***Okyanus 1/9***

Medet Ya Sultanelevliya

“Aşk düşünceden ibaret değildir”””

-Hocam ben kendimi aşıklardan görüyorum
-Sizide Şems veya Mevlana
-Siz Mevlana mısınız yoksa Şems mi?
Onların tozu olsam yeter bana
-Onların dilinden konuşuyorsunuz ama.
Bizi konuşturan var.
Söz onun biz sadece nakil ediyoruz. Onlar hal ehli insanlar.
Ben Mevlana gibi seviyorum demekle oldu mu hemen .
Bir mesele anlatalım kararı sen ver.
Mevlana hazretleri her medrese ehli gibi kitaplarını çok severmiş.
Suyun kenarına çağırmış onu Şems hazretleri.
Bütün kitaplarını söyle getirsinler demiş.
Gelince kitaplar, Şems hazretleri hepsini bir bir suya atmaya başlamış.
-Of çok fena
MEVLANA DA HİÇ SES YOK.
Bir kitaba sıra gelmiş ki;
onu hocası ona özel kendi el yazısı ile yazmış.
Onu suya atınca Mevlana’nın içi cız etmiş.
Bakmış Şems hazretleri onun yüzüne,
sonra elini sokup sudan almış kitabı
çıkarmış.
Kitap hiç ıslanmamış.
Bunların sevgisi kalbinde olursa olmaz demiş.
Aşk yolu böyle bir şey.
Çizgiler bu kadar ince.
Bu gün gel dedi ise sana Hakk
yarın gidersen olmaz.
Bu gün bekle yarın gel derse
Bu gün gidersen olmaz.

Bekle derken sebep Hak ise
Beklemezsem aşık değilim
Gel emri geldiğinde bekleyip
Süratle gelmezsem aşık değilim

Son zamanların en mağdur ismidir aşk.
Her dilde söylenir ama yaşanmaz.
-Aşk nedir Hocam?
Bu ağır ve derin bir soru. Medet diyelimde anlatmaya çalışalım.
Yoksa altından kalkamayız.
Aşk asıl itibarı ile gönle düşen bir ateş.
Yakışı başka, tadı başka, tarzı başka.
Ebede dönük olan bir kutlu his.
Onun için fani olanda kullanılması mecazidir derler.
Bu her kula düşmez. Düşene mübarek olsun.
O kişi maşukun emrini yerini getirmesi için, bir tehdid
veya bir telkine ihtiyaç duymaz.
-Yar mı dedi der. O mu söyledi.
Farz, vacip, sünnet. O mu söyledi denizindedir o.
Onun için Şeyh Mehmed Efendimiz buyurdu:
-Aşk milyarda 3 veya 5 kişiye nasip olur. Allahı seviyorum diyen
Allahın sevmediği bir şeyi yapmaz.
Bunlar kutsi nefesin esintisidir. Kalbe yazmak gerek.
Aşığım diyen aşkını burdan tartsın.
Bu gün aşığım diyen çok insan var fakat bunlar aşkın o
mana yüklü lafızlarının tadında kalıp kendilerini aşkta sanıyorlar.
Söz var birde hal var. Elmayı anlatmak başka tadına varmak başka.
Bir ahiret sultanı olan üstadımız İmam Gazali r.a. hazretlerinin
yine müthiş bir açıklaması var bu konuyu tamamen aydınlatan:
-Müminin niyeti amelinden hayırlıdır, diye buyurdu peygamberimiz
o vakit amele olan gerek niye?
Amel niyetin hak ve doğru olduğunun göstergesidir.
Namaza niyet edipte kılmadın mı niyette sorun var demektir.
Niyet sağlam ise amel mutlaka olur. Amele ermek niyetin sağlam
olduğunun göstergesidir.
Ben aşığım diyenin secdeye alnı gitmiyorsa
Hakkın emirlerini yerine getirmekte sorun yaşıyorsa
Neden kapanıp tesettüre gireyim diyecek kadar ileri gidiyorsa
o vakit “ben Hakk’a aşığım” lafı içi boş bir balondan farksızdır.
Bu kişiler sabaha kadar uyumayıp hep aşktan konuşsalarda
Yine boş yine boş.
Neye benzer bu?
Bir Efendi kölesine:
Ay sonu bu işi bitirmen gerek bu benim için çok mühim.
Ne yapıp et mutlaka bu işi bitir diyor.
Ay sonu geliyor iş yapılmamış ve köle ona efendisine size çok güzel bir şiir yazdım.
Sabahımı akşamımı bununla geçirdim deyince Efendinin o o köleyi huzurundan kovacağı gibi,
Allahu Tealanın emrine ram olmayan kişi, sabah akşam aşktan bahsedipte
Alnı secdeye gitmiyorsa, Hakkın buyruklarına ehemmiyet vermiyorsa
Hakk’ın divanından kovulacaktır. O kendini istediği kadar aşkın yüce makamında sansın.
Onun kendini aşık sanması da şeytanın oyuncağı olduğunun işaretidir.

Sultan Yunus k.s.’nun dediği gibi
Dağa düşer kül eyler
Gönüllere yol eyler
Sultanları kul eyler
Hikmetli nesnedir aşk

Kül olamıyorsan, kul olamıyorsan Hakk’a yol bulamazsın
Fatiha…
Sakaryevi

Arama
RSS
Beni yukari isinla